Bulut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bulut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2017 Çarşamba

Yeni Bir Hayata Adım Atarken




Yeni bir hayatın eşiğinde duruyorum...Eşyalarımla, yaşadığım mahalleyle, sokağımda gönlümü neşelendiren ağaçlarla, parkta uçuşan kargalarla, yalın ayak yürürken kötü enerjimi toplayıp beni iyileştiren çimlerle kısaca ne varsa bugüne kadar yoluma yoldaşlık eden hepsine teşekkür edip vedalaşıyorum. Vedalar hep hüzün kokar...Zordur...Kimi zamanda gereklidir.
Bundan sonraki durağım neresidir, kimler yoluma yoldaşlık edecektir hiç bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa olan olması gerektiği için oluyor. Olan bazen hoşumuza gitmeyebilir ama mutlaka bizim için Mevla bir hayır gizlemiştir diye inanmanın huzuru yayılıyor hüzünlü gönlüme...
Hüzün ile kederi birbirine karıştırmayalım lütfen
Keder, imanlı bir kalbe yakışmıyor çünkü :)
Eskiden sabırsızdım acele kararlar alır sonra da pişmanlığını yaşardım :)
Bir gün çimlere uzanıp başımı gökyüzüne çevirdiğimde elimi uzatsam dokunacakmışım gibi yakın görünen nazlı nazlı yol alan bulutlara takıldı gözüm.
"Akışa bırakmak" dedikleri şey böyle olmalıydı
İtiraz yok
Direnme yok
Kontrol yok
Korkuları, endişeleri yok
Tam bir teslimiyet halinde seyir alıyorlardı
Ve bakan herkese de eminim ben gibi neşe veriyorlardı...
Dr. Wayne Dyer doğaya bakın ilham verir derken neyi kastetmişti o an içselleşti bende.
Biz insanlar kontrolcüyüz, endişelerimiz, korkularımız var
Gelecek kaygılarımız tavan yapmış durumda.
Gerek var mı buna? bence yok
Üzerimize düşeni yapalım gerisi Allah Kerim :)
Biliyorum söylemesi çok kolay yapması bir o kadar zor.
Ama olsun farkındalık kazanmak ufak da olsa adımlar atıyor olmak bir başarı sonuçta :)
Gerçekten hayatımda hiç olmadığım kadar huzurluyum
Bazen şaşıyorum bunca belirsizliğin, karmaşanın, sorunun için de nasıl bu kadar huzurlu olabiliyorum
Olunuyor
Kolay değil 43 yıllık alışkanlıklar, kalıplar var elbette zaman zaman sendeleyip düştüğüm oluyor ama genel olarak iyiyim.
Yakın çevreme göre iyi değilmişim :))
eskiden olsa haklılık mücadelesine girer benim söylediğimin doğru olduğuna ikna etmeye çalışırdım onu da yapmıyorum artık.
Kimseyi bir şeye inandırmak veya ikna etmek zorunda değilim.

Bugüne kadar yoluma yoldaşlık eden canlı cansız tüm varlığa sevgilerimi sunuyor teşekkür ediyorum.
Bundan sonraki yolculuğum da kimler benimle olur Mevla'm neleri hizmetime sunar vallahi bilmiyorum. Bilmemenin de güzel tarafları var heyecanlı oluyor :)
Allah yolumu/yolumuzu güzelleştirsin
Kalbi aydınlık insanlarla, kendisini arayıp bulanlarla yoldaşlık ettirsin bizleri.

Kenan Doğulu'nun bir şarkısı ile noktalayayım zira çok işim var

İnsan biraz kendine zaman çalmalı 
Yoldan çıkıp biraz farkına varmalı 
Hayat kısa biraz daha tatmalı 
Prensipleri biraz bazen unutmalı
Her yaşın bir güzelliği var 
En güzel çağımdayım 
Ya gelir geçersin hayatımdan 
Ya da gelir kalır :)))


30 Mart 2012 Cuma

Erenköy Ruh Hastanesine Yolum Düştü...




Hani genelde psikolojik sorunlarda "çocukluğuna inmeli" derler ya
İniyorum çocukluğuma ve başlıyorum anlatmaya

Ailemin ilk çocuğu olarak gelmişim dünyaya
Biraz nazlı büyütülmüşüm
Yada ben öyle büyütüldüğüme kendimi inandırmışım:)
Kendimi bildim bileli gözü sulu biriydim
Yıllar sonra babamı gören öğretmenimin sorduğu ilk soru "hala çok ağlıyor mu?" olmuş
Emin olabilirsiniz hocam, bıraktığınız gibiyim hala, demek isterdim:)
Gençlik yıllarımda yazın gittiğimiz yaylada komşularımızdan biri benim çok fazla ağladığımı görünce anneme "bu kızı bir doktora gösterin" dediğini hatırlıyorum
Durumum vahimmiş anlayacağınız:)

Yıllar içerisinde bir çok şey yaşadım
Bazen çok mutlu olup bulutlara yoldaş oldum
Bazende indim dipsiz karanlık kuyulara
Bir yüksekte bir dipte gidip gelmekle geçti hayatım
Hiç bir şeyin ortası olmadı bende
İki uçta yaşadım hep
Zaman zaman ortalarda oldum o zamanlarda dengem şaştı
Ortada yaşamak nasıl bir şeydir öğrenemedim
Belkide öğrenmeyi istemedim.
Bildiğim hayat uçlarda yaşanan bir hayattı bende en iyi bildiğimi yaşadım
Yoruldum
Tükendim
Yinede uçlarda yaşamaktan vazgeçmedim

Bugüne kadar bir çok yakınımın davranışlarım karşısında "delisin sen" etiketini üzerime vurmalarına sesimi çıkarmadım
Aysel Gürel'in "bana deli demelerine izin veriyorum özgürlüğümü yaşıyorum" sözünü duyduğumda çok sevdim bu görüşü
Bugüne kadar üzerime vurulan etiketleri çok fazla önemsemedim
İnsan ne olduğunu ve ne olmadığını bildiğinde dışarıdan gelen tepkiler önemini kaybediyor bir süre sonra

Hani atalarımız demiş ya "bir adama kırk gün deli dersen deli olur" vallahi haklılar
Psikolojide bu vardır
Neyse ben bugüne kadar kırk değil kırk bin kere "deli" sözünü duymuşumdur kesin:)
Sonunda geçen hafta yıllardır yaşadığım duygusal iniş çıkışlarımın sebebini öğrenmek için bir psikologa görüneyim raporumu alayım, dedim
Elbette durup durduğum yerde kalkıp psikologa gitmedim....vardı geçerli sebeplerim

Arkadaşlarım ve ben geçen Cuma Erenköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesine gittik
Arkadaşım nörolojiye görünmek istediği için geldi
Yoksa onun akıl sağlığı ile bir sorunu yoktu ama yanındaki arkadaş için aynı şeyi söyleyemeyeceğim:)

Erenköy Ruh hastanesi koca koca çam ağaçları arasında bir kaç binadan oluşan bir hastane
Huzurlu bir atmosfer oluşturmaya çalışmışlar ama bir kere o koca çam ağaçlarının gövdesi korku filmindeymişiz gibi hissetmemize neden oldu.
Hastanenin bazı bölümlerinde pencerelerde teller var
Yatan hastaların kaldığı bölümlerin bahçesi tellerle çevrili
Dışarıda vakit geçiren insanlara üniformalı güvenlik görevlileri eşlik ediyor
Bizim orada bulunduğumuz anda yaşlı bir hasta taburcu ediliyordu alkışlarla
Bu sahneye şahit olmak dokundu bana ve yanımdakilere
Başka bir bölümden geçerken acı acı bağıran bir erkek sesi içimizi parçaladı
Yanımdakiler en sonunda dayanamadılar "kızım sen iyi misin ne işin var burada" demeye başladılar
Bende iyi olup olmadığımı öğrenme peşindeyim zaten:)
En sonunda polikliniği bulduk kaydımızı yaptırdık.

Arkadaşlarımla sıramızı beklerken her zamanki gibi gülecek bir şeyler bulduk
Bir gün bu olur olmaz şeylere güldüğümüz için bir yerden atılacağız ya bakalım ne zaman:)
Ben gülüyorum ama dokunsalar ağlayacağım
Ağlamamak için gülüyorum bu sefer.
Arkadaşımın sırası benden önce geldi
Girdi doktor yanına ben kaldım koridorda tek başıma
Dayanamadım sevgiliyi aradım
Şahit olduğum sahneleri ve hissettiklerimi anlatmaya başladım
Adam "aaa doğruya sen bugün doktora gidecektin" diye bir kahkaha attı
Halime üzülmek yerine birde dalga geçti:)

En sonunda sıra bana geldi.
Ben daha içeri girmeden "akıllı taklidi yapmalıyım yoksa ben bu hastaneye bir hafta yatmak için gireyim bir yılda çıkabilirsem helal olsun bana" dedim.
Her zamanki güler yüzümle girdim doktorun yanına
Doktora selam verdim tebessümü yüzümden eksik etmeden...
Aynı tebessüm doktorun yüzünde de vardı
Baktı bana "gülüyorsun" dedi
Ağlamalı mıydım acaba? dedim içimden
Her zamanki halim
Neşeli bir insanım ondandır bu tebessümüm dedim
Muayene süresince doktorun ve benim yüzümden tebessüm eksik olmadı:)
O sordu ben cevapladım
Şu var mı? diyor
Hayır...
Bu var mı?
Hayır...
Olsa da sana söyler miyim hiç!
Akıllı taklidi yapmaya karar verip gitmişim yanına
En sonunda doktor "biz sizinle bir süre sonra isterseniz yeniden görüşelim şuan normalsiniz" dedi
Aaaa hiç merak etmeyin en yakın zamanda ziyaretinize geleceğim.
Dışarıda beni bekleyen arkadaşımın durumu gerçekten vahim.Birde onu görmelisiniz..... dedim
Doktorun yanından çıkıp arkadaşlarımın yanına giderken zafer kazanmış bir ifade vardı yüzümde
Aslında oyunculuk sıfırdır bende.Bu konuda oldukça yeteneksiz biriyimdir
Ama bu sefer iyi iş çıkardım:)))

Deli raporu almak için gittim akıllı raporu alıp döndüm:)

Eskiden "delidir ne yapsa yeridir" muamelesini kabul ettiğimden özgürdüm
Şimdi özgürlüğümü "normaldir" etiketine satmış bulunuyorum
Para versem özgürlüğümü yeniden satın alabilir miyim?