8 Ağustos 2014 Cuma

Gökyüzünde!! -Hava yolu Şirketleri Hakkında-

Bizde ahali ile yolculuk ediliyorsa son dakika plan değişikliğine hazır olmak gerekiyor.
Bu bayramda öyle oldu.
İlk önce bayramda 10 günlük bir memleket ziyareti planları yapıldı son anda bu plan iptal edilip 4 gün için memlekete gidip gelme kararı verildi.
Benim dışımda kalanlar uçak yolculuğunu tercih edince onlara uymaya mecbur kaldım.
Aslında ben yine onlara bakmaz otobüsle yollara düşerdim de yaşlılık hali işte, gözüm yemedi 13 saatlik yolculuğu:)

 Daha önceki yolculukları Türk hava yolları ile yapmıştık.Bu sefer fiyatının cazip olmasından dolayı pegasusu kullandık.
Sonradan yaşayacaklarımızın bizi pişman edeceğini bilmiyorduk tabi:)
Havalananına erken gitmiştik üzerine birde tam bir buçuk saat uçak rötar yapınca sinirler gerildi.
Yolcular görevliye kızdılar, haklılardı.
Ben nefs terbiyesine girdiğimden uzaktan izledim ama yolcular sonuna kadar haklıydı.
İnsan biraz güler yüzlü olur.
Görevliye uçağın neden geç geldiği soruluyor cevap; "bizde bilmiyoruz nerede olduğunu"
Yolculardan biri "gökyüzünde piknik yapıyorlardır!!!" diye kızmaya başlayınca dayanamadım kahkaha attım.
Bizim eski ev sahibimiz taşınmadan önce balkondaki barbeküyü kullanmamız için uyarmıştı
Adanalı olduğumuz için hemen mangalı kullanacağımızdan endişe etmiş:))
Bir türlü gelmek bilmeyen Adana uçağının yolcuları ile birlikte bulutlar üzerinde piknik yapmaları olasılığını düşünmek normal!! :)

Neyse şimdilik Pegasusu bir kenara bırakalım gelelim bana.
Yıllar sonra yeniden uçağa binecek olmam nefesimin kesilmesine sebepti.
Havalanmak için beklerken yanımdakiler gıcıklığına "bak hala vazgeçebilirsin istersen inebilirsin" diye dalga geçiyorlar..
Yasak, olduğunu söyleseler de helikopterde fotoğraf makinesi kullanılıyorsa uçaklarda da kullanılıyordur diye bir mantık yürütüp vizörün arkasından bakarak korku ile baş etmeye niyetlenmiştim.
Ama öyle olmuyormuş..
Havalanmaya başladığımızda elimin biri sevgilinin ellerini tutuyor diğeri karagözlü yari... gözlerim kapalı deklanşöre basıyorum..Hem korkarım hemde fotoğraf çekerim abi, diyordum:))

 Bu fotoğraflardan sonra "gözüm kapalı bile fotoğraf çekerim" desem yalan olmaz artık:))

 Sonra o kalkış anındaki korkum yavaş yavaş geçmeye başladı.Gökyüzünü ve yeryüzünü incelemeye başladım.


 Tuz gölü çok daha nefis görünüyordu ama işte pencere arkasından çekim ancak bu kadar oluyor.


 Adana semalarına ulaştığımızı pilot anons edince iyice rahatladım.
Nihayet ayağım birazdan toprağa değecek diye çocuklar gibi sevinçliydim:)
 

Yolculuğun sonunda küçücük Adana havalanın da 20 dakikadan fazla bagajı bekledik.
Dönerken bagaja bir şey vermemeye karar verdik.
Bu seferde tripod sorun çıkardı zorunlu olarak onu dönüşte bagaja verdik ve çilemiz başladı.
Dönüş yolculuğunda da uçak yine 1 saat rötar yaptı.
Giderken pilot "Adana havalanın da yaşanan yoğunluktan..." diye gecikme için özür dilerken dönüşte de yine pilot İstanbul hava yolundaki trafiği bahane etti.
Arkadaş Adana'ya uçaklar vaktinde iniyor kalkıyor da Pegasus uçağına mı gelince yoğunluk oluyor!!??
22.25 seferi ile uçtuğumuz da normal şartlarda 23.50 gibi inmiş olmamız gerekiyordu.
Bir saat kalkışta bekledik yetmez gibi birde tripotu uçakta unutmuşlar 40 dakikaya yakın bekledikten sonra görevlilere sorunda öğrendik.
Sonuçta eve 2.30 da geldik.

Pegasusu, Türk hava yolu ile kıyaslıyorum, üzgünüm çok eksikleri vardı.

Türk hava yolununda uyguladığı vergiler beni hasta ediyor.
Bilet fiyatı 45 lira görünüyor vergiler harçlar vs.. derken bu fiyat oluyor 90 lira civarı
Bu uygulama itici oluyor bence adı üzerinde fiyatımız bu, desinler daha sevimli olurlar.

Allah'ım bütün artıların aynı kurumda toplandığı günleri görmeyi nasip etsin, diye facebook hesabımda dua etmiştim bu duayla bitireyim:)



21 Temmuz 2014 Pazartesi

İstanbul Geceleri

Hafta sonunu İstanbul sokaklarını arşınlayarak geçirdim.
Yurt dışından gelen arkadaşım, eşi ve eşinin Türkiye'de ki arkadaşlarıyla 6 kişilik küçük bir grup oluşturup cumartesi akşamı tarihi yarımada'da gezdik.

 Buluşma yerimiz Sultanahmet oldu.Burada mavi saat çekimleri ile uzun pozlama çalıştık biraz.

 Daha sonra Nuruosmaniye camisine arka sokaklardan yürüyerek ulaştık.Burada çekim yapamadım.
Nuruosmaniye sonrası Soluğu Süleymaniye de aldık.



Süleymaniye ziyaretimizi bitirip ara sokaklardan Eminönü'ne indik.Sahur vakti evlerimize dönerek güzel bir geziyi bitirdik...

Dün yani pazar günü de bizim ev halkı ile Süleymaniye'ye gittik.Burada iftar yapmaktı niyetimiz ama benim asıl niyetim tarihi zenginliklerimizi görüp tanımalarıydı.
Benim veletler yaşlarından kaynaklı diyeceğim ama yok değil küçükken de böylelerdi evden çıkmak istemiyorlar.Hele böyle gezelim görelim hiiiç istemiyorlar.Kime çekti bunlar bilmem ki:)

Önce Şehzade camii ziyaret edildi.Sonra tarihi sokaklardan yürüyerek Süleymaniye'ye ulaştık.
Trafiğe kalmamak için erken çıktığımız için iftara kadar geçirilecek 2 saatimiz vardı:)Camii içerisinde ve avlusunda vakit geçirildi.

Bu son iki fotoğrafı çekerken bir ses duydum "yasak! yasak!" diye
Hiç üzerime alınmıyorum çünkü ben yasaklık bir davranışta bulunmuyorum, biliyorum kendimi
Adamın biri gelip başımın üzerinde el kol hareketleriyle bana "yasak" kelimesini anlatmaya çalışınca bu seslenişin bana olduğunu anladım. Çoğu insan gibi bu vatandaşta beni turist sanmış:)
Neyse durumu izah ettim benim iznim var çekim yapabilirim dedim
Adam sorguya çekti yok izni nereden almışım, kim vermiş nasıl verebilirmiş falan  filan
El insaf ya!
Üst fotoğraftaki Kur-an okuyan kardeşlerimizin hemen arkasında görülen bedenin sahibi insanların dibine kadar girip fotoğraf çekiyor ona sesi çıkmıyor milletin
En az 3-4 metre uzaktan tele objektifle insanları rahatsız etmemek için uğraşan benim gibi garibanı bulup hesap soruyorlar...
Adam hırsını alamadı gitti güvenliğe şikayet etti beni
Güvenlik önce alanda ki bayan ziyaretçileri çıkardı sonra benim yanıma geliyordu çıkardım izin belgemi
Bu güvenlik gitti beş dakika geçmedi bir başka güvenlik geldi
Yanımdaki beyler "çık dışarı uğraştırma insanları" diye söylenince tatsızlık olmasın diye çıktım
Ama şeytan çok ısrar etti hakkımı kullanmam içinde bir önceki gün nefis terbiyesine başlamıştım şeytanı dinlememeye karar verdim:)

Bu konuda çok rahatsızım
Yani bayan olmak zor iş
Öncelikle Müftülükler bazı noktalara çıkmama izin vermiyorlar
Başka erkek fotoğrafçı arkadaşların çıkıp çekim yaptıklarını görünce deliye dönüyorum
Bunlar yetmiyor gibi birde halka laf anlatmakla uğraşıyorum
Şu güzelim iki fotoğraf karesini böyle tatsız bir olayla hatırlayacak olmam üzüntü verici:)

17 Temmuz 2014 Perşembe

Ahi Ennte Hurrun

İmtihan dünyasında Filistin umulur ki imtihanını hakkıyla vermiştir ya biz Müslümanlar? 

Kardeşim sen parmaklıklar arkasında da olsan özgürsün
Kardeşim sen prangalara vurulsan da özgürsün
Sen Allah'a bağlandığın zaman
Sana kölelerin tuzağı ne zarar verebilir ki
Kardeşim karanlığın(küfrün) ordularını kökten sileceksin
Ve bununla yeryüzünde bir fecr doğacak
Sen ruhunu fecrin doğuşuna teslim et
O zaman fecrin bizi uzaktan karşıladığını göreceksin
Kardeşim muhakkak ki ellerinden kanlar akmıştır
Ve zillete mahkum olmaktan yüz çevirmiştir
Muhakkak ki bir gün o şehadet aşıkları
Ebediyet kanı ile cennete yükselecektir
Kardeşim sana ne oluyor ki savaştan bıkmışsın
Ve omzundan silahını atmışsın
Söyle bana kim fedakarlık edecek ve yaraları saracak
Ve yeniden sancağımızı kim dalgalandıracak.

Seyyid Kutup