2003 yılında yakınımın çocuğunun hastalığını internette araştırırken bir siteye düştü yolum.4-5 ay uzaktan takip ettim siteyi.Paylaşımlarına imrendim, arallarında olmak istedim.Biraz çekinerek selam verip karıştım içlerine:) 4 yıla yakın üyeliğimi devam ettirdim.Çok güzel dostluklar kurduk.Yurt içi ve yurt dışından katılan arkadaşlarla birlikte bir çok hayır işinde birlik olduk.Sabah işe gitmeden önce kısa zaman dilimlerinde kahvaltı yapmak için buluştuk.Hafta sonları bir araya geldik.Ailece görüştük.Başka şehir de yaşayan dostları ziyarete gittik.
Bugün butür paylaşımlar sıkca yapılıyor toplum olarak kabul görmeye başladı "sanal" dostluklar. 2003 yılında malesef bu tür dostluklar bu kadar kolay kabul görmüyordu.En azından benim çevrem de.Buna rağmen ben hiç bir zaman utanmadan yüreklice beni acımasızca eleştirenlerin karşısında durabildim.Saklamadan, gizlemeden yaşadım ne yaşadıysam.
"CAN" dediklerim oldu.Belki de bu yüzden çok canım yandı yokluklarında.
Sitenin sahiplerinin yanlış davranışları 4 yıl sonun da beni siteden uzaklaştırdı.
Ama bugün bile o sitenin bana kazandırdığı çok ama çok özel insanlar sebebiyle tanışmamıza vesile olan site saiplerine her zaman teşekkür ediyorum.
Hala görüştüğüm arkadaşlarım var.
Araya giren zamanla birlikte vadesi dolup biten arkadaşlıklarım da oldu.
Bitenler için ben ne göz yaşları döktüm:)
Eşim başta olmak üzere bir çok insan "nasıl olsa bitecekmiş boşver bu gözyaşlarına değmezlermiş" dediler.
Lafla söylemesi kolay olanı yüreğe anlatmak pek kolay olmuyormuş:)
Her şeye rağmen güzel şeyler kattılar bana bitenlere-gidenlere de teşekkür ediyorum Allah yollarını açık etsin.
İşte bu kahvaltı sofrası o siteden tanıştığım Hicran için Çarşamba günü hazırlandı.Bol kahkahalı, sıcacık bir sohbet eşliğinde yaptık kahvaltımızı.Diğer arkadaşlarımız çalıştığı için kahvaltıya katılamadılar.Kahvaltı da buluştuğumuzu öğrenen Hilal "Cumartesiye alın bende geleceğim" dediğin de üzüldüm ama bu kaçıncı iptal edişimiz olmaz siz de bir cumartesi gelin,diyerek iptal etmedik:) Fotoğrafları gördüğün de "Kıskandım" yazmış:) Kıyamam canımaaa:))
Böyle dostluklara insan nasıl "sanal" diyebilir?
Ben ilk günden beri bu "sanal" sözüne inanılmaz gıcık oluyorum.
Yüzünü görmesem de, sarılamasam da biliyorum ki bu ekranın arkasın da sevgi dolu yürekler var...
Tatlı yapmak için bazı malzemeleri almaya markete gitmeye üşenince evdeki elmalarla böyle bir tatlı yaptım.Tadını ve görüntüsünü biz beğendik:)
Bunllar da Melike'nin doğum günü için bir araya geldiğimiz Cuma akşamından.Et ile aram olmadığından yemeğin fotoğrafını çekmemişim:)
Yemekten sonra tatlılarımızı yemek için Özsüt'e gittik.Artık aboneleri olduk.Bizi gördüklerin de gülüyorlar.Çünkü biz ne zaman Özsüt'e gitsek içeri geçip oturuyoruz sanki evimizdeymişiz gibi rahat sohbet edip gülüp eğleniyoruz.Bu sefer hava soğuk olunca içerisi de çok kalabalıktı.
Allah için Özsüt bu işiçok güzel yapıyor.İsim vermeyim, lüks bir yer de kahve yanına sipariş verdiğimiz pasta da yaşadığım hayal kırıklığından sonra Özsüt lezzet ve görsel olarak bir numara benim için:)
Bu pasta kestaneliydi Banu'nun seçimiydi.İlk fotoğraf yoğun muz tadını sevenler için.Çiçek süslemesi olan da karamelli bir pastaydı.Ama benim hala favorim MARKİZ:) Melzz "yine mi markiz yiyeceksin?" diye bir baktı bana korktum muzlu yedim o da güzeldi ama damla sakızlı markiz nefis ( bana göre) :)
Dostluk paylaşımlarına bundan sonra mola verip gezip gördüklerime geçiyorum inşallah:)





















