25 Eylül 2018 Salı
Hoşça Kal Eylül/ Hoş Gel Ekim
Bu fotoğraf geçen gün silinenlerden... üzüldüğüm kadar var değil mi :)
Sağlık olsun ve daha iyilerini çekmek nasibim olsun :)
Eylül ne çabuk geldi geçiyor
Ekim sanki çok uzakmış gibi geliyordu şimdi kapımızda bekliyor "ben geldiiiimm" demeye hazır :)
Eli boş gelinmez demiş,
Fotoğrafa sevdalı bir dostu takmış koluna getirmiş.
Hoş geliniz gönlüme :)
Güzel şeyler katmalı insan birbirinin ömrüne, dedik ve yollara düşmeye karar verdik :)
Dilimiz de umut dolu türküler
Gönlümüz de tatlı telaşlar
Elimiz de kara gözlü yarimiz ile hiç bilmediğimiz şehirlerde tanımadığımız suretler arasında dolaşacağız ilerleyen günlerde...
bu sebeple daha iyilerini çekmek nasibim olsun duası dökülüyor gönlümden :)
Kaderin planları ile bizimki örtüşür mü bilinmez, ya nasip diyoruz ve kadere razı olup yine kederden emin oluyoruz :)
Şimdilik işlerden arta kalan zamanlarda İstanbul sokaklarında fotoğraf peşinde olacağız
Ben bu fotoğraf çekme işini öğreneceğim, azimliyim :)
Ekim, güzel bir ay
Öyle böyle değil gerçekten çok güzeldir Ekim
Tam güzelliğini yazarken kıvır kıvır saçlarıyla küçük bir kız çocuğu geldi durdu karşımda.
Sinemi delip geçen bakışları yağmur yüklü bulutlar taşıdı gözlerime de yazamadım
24 Eylül 2018 Pazartesi
Ne Varsa Gönlün De O Yansıyor Ömrüne
Birilerine bir şeyleri anlatma derdinden vazgeçip kendi iç dünyamızın başkentinde kendimizle kalabilme cesaretini gösterebildiğimiz gün kelimeler sükutu kuşanıyormuş.
Kalabalıklarımız, meşguliyetlerimiz hep kendimizden kaçış aslında.
Sen kendinle kalmaktan korkup kaçarken başkası neden seninle olmayı istesin ki? diyor bir ses
Koşullu sevmeler öğretilmiş bizim jenerasyona
Bundan kendimizi kurtarmamız gerektiğini ise çok geç öğrendik.
Bir bebeğin ilk adımları gibi sağa sola çarparak, düşe kalka koşulsuz sevmeyi önce kendimizle kucaklaşarak öğreneceğiz.
İnsan en çok kendine yabancı
En çok kendine zalim
En çok kendine merhametsiz, hoş görüsüz
Bir başkasına söylediğimiz sözleri, ilgiyi, özeni kendimizden esirgiyoruz
Şimdi bazıları hemen itiraz edecek buna ama en az on madde de tüm itirazları çürütebilirdim o eski "haklılık mücadelesi" olan Ayşegül olsaydım :))
Kabul ediyoru, öyle bir mücadelem vardı kısa süre öncesine kadar
Haksızlığa asla gelemiyordum
Hakim karşısına bile çıktım bu yüzden :)
ben bu mücadele içerisinde oldukça defolu ürünler, arızalı insanlar da gelip beni buluyordu:)
Kendimi anlatabilmek için yordukça yoruyordum.
İşin sırrı mücadeleyi bırakıp kabule geçmek
44 yıllık huy öyle birkaç ay da değişir mi? asla
En azından artık bu mücadeleye girecek olduğumda kendimi yakalıyorum
Bazen de kaybediyorum :)
Ben susup kendi iç dünyamın başkentine çekileyim
Fotoğraf, Sirkeci garından
Etiketler:
dönüşüm,
gelişim,
huzur,
istanbul,
reflection,
sirkeci garı,
yansıma
20 Eylül 2018 Perşembe
Hayata Dair
Geçen hafta bu fotoğrafı taslaklara kaydederken başka şeyler yazmıştım.
Bugün ise tüm o yazılanları silip bambaşka şeyler yazıyorum.
Bilgisayarım kendi kendini yenilemeye karar vermiş tüm dosyaları silip format attığım güne sistemi yeniden yüklemiş, diye düşünüyordum. Oysa benim dışımda bilgisayar başına geçenler misafir kullanıcı da oturum açmış. Bilgisayarıma yeni format attığım için durumun hiç farkına varmadım. Fotoğraf arşivimi düzenliyordum o gün masa üstüne dosyaları alıp harici disklere kopyalıyorum. Bir önceki paylaşımda yer alan fotoğrafların olduğu dosyayı da masa üstüne kopyalamıştım...Bilgisayar güncelleme yapıp bilgisayarı otomatik kapatıp açınca tüm fotoğraflar silinmiş oldu. Çok üzüldüm ama yapacak bir şey olmuyor bazen.
Daha önemli dosyalarımı kaybetmemek için Allah'ın bana armağan eylediği bir ders olarak aldım, heybeye attım :)
Tatilde bizimkilerle okey oynadık. Kaybeden gecenin karanlığında denize girecekti. Biz 9-4 yeniliyoruz ama ben hala umudumu koruduğumu söylüyorum:)
"Ayşegül dört kollu ata binip giderken de hala umutluyum, diyecektir" diyerek iyimser ve pozitif bakış açımla dalga geçtiler :)
Eskiden böyle değildim
En küçük olumsuzlukta karalar bağlayıp yas moduna geçebilirdim :)
o günlerimi düşününce 13 yıl kahrımı çeken dostun kapısına sepet sepet çiçekler bırakasım geliyor :)
Yaşadığımız her an kıymetli ve özel
hiçbir şey sebepsiz değil
Biz bilmesek de görmesek de her şeyin sebebi var bu hayatta
Bugün inşallah photoshop programlarını yeniden satın alıp fotoğraf düzenlemeye başlayabileceğim.
Kader ile benim planlar örtüşürse geleceğim yeniden :)
Tabi önce bir evin yolunu bulmam lazım
İki gecedir İstanbul'un gezilecek en güzel yerlerinde geziyorum keyfim ve kahyamla
Ben ne yapabilirim ki İstanbul da bu kadar güzel olmasaydı da biz de evimiz de otursaydık :))
Sözü Nazan ve Manuş babamıza bırakıp giderim :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

