Ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ankara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mayıs 2012 Salı

İki Güne Sığdırılan İstanbul-Ankara Gezisi Ve Güzel Bir İnsanla Tanışmak

Takvimler 30 nisan pazartesini gösterirken çok tatlı, hoş sohbet, sıcak kanlı, samimi güzel bir insanla tanıştım:)
Belki onunda terazi burcundan olması sebebiyle bu kadar çok sevdim:)
Gülay arkadaşımızdan bahsediyorum:))

 Gülay ile daha önceki planımız Balat civarını gezmekti...Yolda fikrimizi değiştirdik ve rotamızı Atatürk arboretumuna çevirdik.Atatürk arboretumu benim huzur bulduğum gizli sığınağım gibidir:)
Gitmek isteyen arkadaşlar için ulaşım bilgisine buradan ulaşabilirsiniz.
 Gülay o kadar hoş sohbet bir arkadaş ki saatlerce bıkmadan her türlü konudan konuştuk.Yani ben keyifle onu saatlerce dinlerim:)Tabi biz sohbeti fotoğrafla zenginleştirdik.
Bol bol fotoğraf çektik.

Ben bu gezimizde daha çok makro çalışması yaptım.Çiçek böcek çektim...


 Atatürk arboretumu öyle huzurlu ve güzeldi ki gitmek, görmek, kokusunu derin derin içinize çekmek için şuan tam vakti...
Arboretum gezimizi trafiğe kalmamak için kısa kesik tekrar Anadolu yakasına geçtik.Hidiv kasrında öğle yemeği ile akşam yemeğini birleştirdik:) Yine sohbet eşliğinde yemeklerimizi yedik sonrasında lalelerin son demine yetişip lale fotoğrafları çekmeye çalıştık.Benim en sevdiğim lale bu fotoğraf oldu...Gülay'ın çektikleri arasında çok güzel laleler vardı ama henüz göremedik onları:)

Hidiv kasrında yemek ve fotoğraf molasından sonra soluğu otağtepe de aldık.Nasibimize kapalı bir hava vardı.Şansımıza gri bulutların arasından güneşin batmadan önceki son yansımalarını yakalabildim:)
Havanın soğuk olması sebebiyle otağtepe keyfini gün batımı eşliğinde sonlandırıp ertesi gün sabah kahvaltıda buluşmak üzere Gülay ile ayrıldık.

Yolda eşim ile yaptığım telefon görüşmesinde sabah erkenden Ankara'ya gideceğini öğrendim.Gülay'ı aradım hemen....Veee Gülay ile sabah buluşup bize geldik.Aceleden hazırlanmış özensiz bir kahvaltıdan sonra Ankara yollarına düştük:)
Yol boyu yine ben hiç susmadım.Gülay da dediğim gibi sohbeti keyifli bir arkadaş olunca yolculuk benim açımdan çok güzel geçti.
Ankara'da bizi sıcak ve 1. Mayıs kutlamaları bekliyordu:))


İstanbul trafiğinin gözünü seveyim, dedim:)) Ankara'da trafik felç durumdaydı.Biraz geçte olsa biz Hamamönü mahallesine ulaşabildik.Ben sokakları sevdim...En çok hoşuma giden şeyse restoranları işletenlerle sokak sakinlerinin samimi halleriydi.
Restoranlarda ellerine örgüsünü alan komşu ablalar benim çok hoşuma gitti.

İstanbul-Ankara arası yolculuk, sonrasında trafik ve sıcak üzerine birde sokak aralarında yaptığımız gezi sebebiyle bir hayli yorulduk.Restoranlardan birine kendimizi attık.Yemekler gerçekten nefisti...Ayrıca porsiyonlar gayet bol tutulmuştu...Ben Gülay'ın yediği makarnaya bayıldım.
Bu gezi sonrası köri baharatı hayatıma güzel bir giriş yaptı.Geçen gün evde makarnayı yapmaya çalıştım fakat yeni tatlara kapalı olan ev ahalisi hiç beğenmedi.Bende farklı lezzetleri seven arkadaşlarıma yaparım, diye karar verdim:)





































Yemek sonrası dönüş yoluna geçtik.Yanlış hatırlamıyorsam Ulus'ta saat 18 gibi Gülay ile vedalaşıp ayrıldık.
Ben kuzenime gittim.Sağ olsun kuzenimde nefis bir sofra hazırlamıştı ama ben Gülay ile yediğim yemeği çok abartmıştım, diyemedim orada da yedim bolca:))
Gece 22 gibi eşim gelip beni aldı ve dönüş yoluna düştük
Dönerken yoğun sis sebebiyle araç kullanırken oldukça zorlandım.
En sonunda Kaynaşlı civarında bir tesise aracı çekip uyudum (sevgili daha yola çıkar çıkmaz uyumuştu) :))
Eve ulaştığımızda saat 4'e geliyordu
Yorucu ama oldukça keyifli bir yolculuk oldu

Gülay gibi güzel bir insanla tanışmak son günlerde bana verilen güzel bir hediyeydi:))

İlk Zeliha ile tanışmaya niyetlenmiştim ama ondan önce Havva ve sonrasında Gülay ile tanışmak nasip oldu:)
Her iki arkadaşımı da çok sevdim.
Bütün kalbimle Zeliha ile de en yakın zamanda tanışmayı diliyorum:))
Aslına bakarsanız ben selamlaştığım bütün arkadaşlarımla tanışmayı çok istiyorum.
Eminim bir gün tek tek tanışmak nasip olacak:)



6 Şubat 2011 Pazar

Ankara, Dostlar ve Konser

Yeniden selamlar:)

Kalabalık bir ailem var.
Malesef çok yakın değildik bir birimize.
Düğün de, cenaze de bir araya gelirdik genel de.
Kuzenlerimle teknolojinin nimetlerinden faydalanıp daha sık iletişim kurar olduk çok şükür.
Halamın kızı "çocukluğumuz da o bahçe de geçen günlerimizi özledim" dedikten sonra hadi gel birlikte Kayseri'ye kuzen ziyaretine gidelim, dedi:)
Allah!! derim bu teklife:)
Bazı nedenlerden Kayseri'ye gidemedik biz de bu teklifi yapan kuzenin yanına Ankara'ya gittik.
Ben bir gece kuzenlerimle birlikte kaldım.
Geç saate kadar oturduk.
An oldu ağladık, hüzünlendik...
An oldu kahkahalarımızdan ahalinin uykularını böldük:)
Bolca da kuzenin bilmediği yöremize ait yemeklerimizden yaptık hep birlikte yedik afiyetle..
İstanbul'da bu sene kar göremedik malesef.
Ama Ankara da kar çok güzeldi; keyfini çıkaramasam da...




 Bu tatlı veletler kuzenimin çocukları...



Ankara'ya gitmeden önceki günlerde kısa bir ziyarette bulunduğunu düşündüğüm baş dönmelerimi çok iyi ağırladığımdan olsa gerek tahminimden uzun bir ziyaret olunca evden dışarı fazla çıkamadım...
Dün (cumartesi) kızlarla aylık buluşmamızı gerçekleştirmek için evden çıktım.
Banu'm her zamanki güler yüzü ile bizi karşıladı.
İçeriye adım atar atmaz "Cennet'e düştük kızlar" diye seslendim kapıdan girmekte olanlara:)



                                                      Haksız mıyım Cennet'e düşme konusunda:) ve burada olmayan nefis bir elmalı pasta vardı ki tadı herkes tarafından beğenildi..




 Çay faslı bir hayli uzun sürdü.Sonra Banu, konserlerden bahsedince hep birlikte kalkıp Özdemir Erdoğan konserine gittik.Geçen ay da Kartal da dinlemiştik Özdemir Erdoğan'ı...
Konser çok güzeldi.

Kızlara söylediğim gibi Allah bu güzelliklerin tekrarını yaşamayı nasip etsin:)

Selam ve sevgiler.