mantarlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mantarlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2013 Cumartesi

Üsküdar Sokakları

İnternet bağlantımız da sorun var, nete girmekte güçlük çekiyorum.
Birde buna çocukların evde olması ve sürekli bilgisayara el koyma çabaları eklenince buralardan uzak kalıyorum.
Her fırsatta kitap okuyarak, ailem ve sevdiğim arkadaşlarımla sokak sokak dolaşarak zamanı değerlendiriyorum.

Dün yine bizimkilerle -Mine, Cumhur- Üsküdar'da buluştuk....

Cuma vaktini olması gerektiği gibi değerlendirdikten sonra fotoğrafa zaman ayırma vakti gelmişti..

Valide sultan camisinin avlusunda 80 yaşını aşmış, geçimini ayakkabı boyacılığıyla sağlayan bu güler yüzlü amca ile bir hayli uzun zaman geçirdik.
Böyle insanlara hayranlık duyuyorum...
Ben fotoğrafını çekerken amcam her defasında yüzünü bana çevirip bakıyordu.Mine çekmeye başladığında işine dönüyordu.En sonunda Mine isyan etti:)) Amcam "seni mi kıracağım" dedi ve başındaki beresini yukarı kaldırıp yüzünü daha iyi görmemiz için bize iyilik etti.
Cami cemaati amcanın yıllardır burada olduğunu, işini çok iyi yaptığını söylediler.Tatlı sert bir yanı vardı amcanın:)



Cami sonrası rotamız paşalimanı restoranı oldu...
 Bu martıların tepemizden gagalarındaki suları üzerimize damlatmalarına aldırmadan boğaz havasını içimize çekerek yemeğimizi yedik.
 Mine ile ikimiz permesan peynirli dağ mantarlı taze makarnayı isminden ve içeriğinden etkilenip sipariş verdik.Lezzetliydi...
Cumhur diyet yaptığı için garibim salata ile idare etti:)
Yemek faslında konumuz doğal olarak yeme içme üzerineydi.Bu muhabbet sonrası yine ortak bir hayalin peşine düştük.İnşallah en yakın zamanda bu hayali gerçekleştirebiliriz:)

 Yemek sonrası Salacak tarafına geçmek için düştük yollara. Yerdeki su birikintisini görür görmez yansıma avına başladık.Yoldan gelip geçen insanlar anlamsız bir ifadeyle bize bakıyorlardı.Eğer yansıma peşindeyseniz bu tür garip bakışlara alışmak zorundasınız:)
Bazıları suda balık olup olmadığını bile sormuş:))


 Hava günlük güneşlik gibi görünse de insanın feleğini şaşırtan bir ayaz vardı.Haliyle  boğaz havası üşümemize sebep oldu -en çokta ben üşüdüm- sahildeki simit sarayına gidip kız kulesi manzarası eşliğinde çaylarımızı yudumladık...Simit sarayı güzel ve ferahtı...İlk kez gittim. Beğendim...
Gezinin en başında mavi saate kalıp kız kulesi fotoğrafı çekme planımız vardı.Bizimkiler mavi saate kalmak istemediklerini söyleyince ben kalırım abi, dedim
Fakat arkadaşlarım ayrılırken onlarla birlikte bende evime dönmeye karar verdim. Gün batımı nefisti.Gökyüzü görsel bir şölen hazırlığındaymış da bizim haberimiz yoktu.Bu şöleni bizimkiler köprü üzerinde görüyorlar "Ayşegül bu manzarayı görünce bizi öldürecek" diyorlar.Yolculuk süresince benim karşımdaki gökyüzünde herhangi bir şey yoktu.Arabadan inmem ile birlikte gökyüzünü bir gördüm ama nasıl kahroldum.Anında Cumhur'u aradım katliniz vacip, dedim:)
Sonra Mine'yi aradım daha bir şey dememe fırsat vermeden neden aradığımı anladı:))

Ne yapalım nasipte yokmuş.Son günlerde gökyüzü muhteşem renklere bürünüyor.Hani olur ya dışarılarda zaman geçiriyorsanız arada bir gökyüzüne bakınız bizim gibi görsel şöleni kaçırmayınız:)

Bu akşam bir nişan çekimi için karşıya geçeceğim
Bense hiç bir hazırlık yapmayacak kadar rahatım:)
Yarında ailece iki arkadaş şehir dışına kaçmayı planlıyoruz nasipse.
Nişandan geleceğim yarın için hazırlık yapacağım.
Ben iflah olmam.Her işimi son dakikaya bırakmazsam olmuyor:)

Güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle...