11 Ocak 2011 Salı

Yeni uğraşım

Her şey blogları ziyaret ederken başladı.
Bir çok blog arkadaşımızın bir birinden güzel ve değerli el emeklerini incelerken neden ben böyle tembel tembel oturuyorum dedim ve harekete geçtim.
Atkı örmemi isteyip istemediklerini sorduğumda her iki velet de çok sevindi.
Gittim çeşit çeşit ip aldım.
Kendime fularlık ipler, çocuklara atkılık ipler derken sepet birden renk renk iple doldu:)
Aşağıdaki atkı ve fular bir iki günde bitirebildiklerim.
Şimdi kendime sarı bir fular öreceğim:)
Tabi ben bunları örerken araya yeni runner da sıkıştırıyorum.
Örgü örmek, bir şeylerle uğraşmak çok keyifli ama kötü tarafı nette vakit geçirmeye zaman kalmaması:)
Havaların soğuması benim evde kalmama neden oldu.
İyi de oldu, şikayetci değilim vallahi:)




Bu atkı ufaklığın.Gece bitirdim sabah kullanacaktı çocuk.Püsküllerini yapmayı unutunca hevesi içinde kaldı:) neyse sağlık olsun öğleden sonra dershaneye giderken kullanır artık.
Beyimiz "anneee bana bir de kazak örer misin?" diyor:)
Yok artık o kadar da değil:))

Tüm dostlara bahar tadında bir gün diliyorum.

Selam ve sevgilerimle...

8 Ocak 2011 Cumartesi

Dostlarla Sinema Keyfi; Julie&Julia

Uzun zamandır Banu'nun bize bahsettiği bir filmi hep birlikte izlemek için dün akşam Banu'm da buluştuk.
Biz gitmeden Banu'm tüm hazırlıklarını yapmış bizi bekliyordu.

Dünyanın en güzel nimetlerinden biri; çiğ köfte:)

Fotoğrafta görülen yiyeceklerin hepsi bir birinden lezzetliydi ama benim ilgimi en çok muffin çekti.
Bir türlü kek yapmayı beceremediğimden bu hazır muffin paketi benim gibiler için kurtarıcı görevini üstlenecek gibi:)
Gelelim filme...

Blog sahibi olan tüm dostların kendisinden bir şeyler bulacağı çok keyifli bir film.Bugüne kadar izlemediyseniz, özellikle yemek blogu sahibi dostların izlemesini tavsiye ederim.

İki gerçek hikayeden yola çıkarak farklı zaman dilimlerinde yaşayan iki kadının hikayesi anlatılıyor filmde.
Günümüzde yaşayan Julia, hayranı olduğu Julie’nin yemek tariflerini uygulayıp kendi bloguna yazıyor. Ve bu arada yaşadıkları hikaye de anlatılıyor.
Filmin sonunu biz beğenmedik.
Aslında nasıl yaşanmışsa öyle bitmiş ama üzücüydü sonu...



Meryl Streep inanılmaz tatlıydı.Eşini oynayan aktör de hayranlığımızı kazandı.Aralarında ki sevgi ve saygı takdire şayandı.Hayallerinizi gerçekleştirmeniz için sizi destekleyen, verdiğiniz emeklere saygı duyan ve ne olursa olsun hep yanınızda olan bir eşe sahip olmak bu yaşamda büyük bir şans...

Amy Adams da en az Meryl kadar başarılı, şekerdi.

Film de fotoğraflardan görüldüğü gibi bolca yemek sahneleri yer alıyor.Hele bir frambuazlı krema yapımı vardı offf offff o ne sahneydi!
Nescafenin yeni ürünüymüş.
En azından bizim için yeni bir tattı:)
Biz aramosını ve tadını beğendik.
Nette yaptığım araştırmalarda vita lift yerine daha çok vita aktif beğenilmiş.
Onun tadına bakmadığımız için herhangi bir yorum da bulunamayacağım.

Bu tür eylemlerimiz ileriki günlerde de devam edecek inşallah.

Şeker tadında bir hayat diliyorum dostlara...

7 Ocak 2011 Cuma

Dünyanın Masum Varlıkları; Çocuklar...

Uzun zamandır ne kendi bloguma ne diğer dostların güncellemerine bakabildim.
Kırlent ve yatak örtüsü dikmek için aldığım kumaşları daha fazla bekletmeyim diye dikiş makinasının başına geçtim.
Evdeki iki makinayı da yıllardır kullanmadığımdan birinin bozuk diğerinin bir parçasının kayıp olduğunu öğrendiğimde salonun her yanı kesilmiş kumaş parçalarıyla dolmuştu:)
Bozuk olan makinayı tamir edeyim derken büyük bir başarı örneği gösterip tornavidayı baş parmağımın tırnağına sapladım.Akacak kan damar da durmazmış sağlık olsun:)
Büyük veledin yatak örtüsünü elde diktim.
Yer minderleri ve kırlentler makinayı bekliyor.
Sonra gelen giden dostlar derken internetten uzak kaldım.
Biraz da keyifsizim bugünlerde.
Her baktığımda bana pozitif duyguları hissettiren, daha önceki geziler de çektiğim çocuk fotoğraflarını sizlerle de paylaşmak istedim.


Bu fotoğrafım şuan ki ruh halimi temsil ediyor:))










Bu da annesinin gül kokulusu:)