15 Nisan 2012 Pazar

Pazar Keyfi


Bizim çocuklar bazlamayı çok seviyor ama tembel anneleri uzun zamandır çocukları sevdiklerinden mahrum bırakıyordu:)
Bu sabah geceden kalma vicdanımın sesi uyanır uyanmaz yeniden ciyak ciyak bağırmaya başlayınca sabah kalkıp kahvaltı için bazlama yaptık.
Yaptık, diyorum çünkü sevgili eşim de bana yardım etti sağ olsun:)
Sohbet eşliğinde ikimizde keyifle kahvaltıyı hazırladık.
Çocuklar buram buram bazlama kokusuyla güne gözlerini açtılar.
Çocuklarında aramıza katılmasıyla keyifli bir pazar kahvaltısı yaptık.
Bizim ev hallerinin klasiği, masa başında saatler süren sohbetlerimizdir.
Şuan ben bilgisayar başında bu güzel pazar keyfini sizlerle paylaşırken küçük velet dershane yolunu çoktan tutmuş, sevgili ile Emin de derin konulara dalmış sohbet ediyor.

Bizim pazar sabahlarımız genelde böyle.
Öğleden sonrada inşallah bu güzel havanın keyfini çıkarmak için dışarıya çıkarız.

Keyifli, güzel bir pazar diliyorum tüm dostlara...




12 Nisan 2012 Perşembe

Yol ortasında arabanın benzini biterse!!!


Arabayı velet ile ortak kullanmanın sıkıntılarını yaşıyorum.

Arabayı versen bir dert vermesen başka bir dert.
Anne yüreği işte... yağmurda-çamurda yürümesin, hastalanmasın diye her gün arabayı almasına sesimi çıkarmadım.
Arabayı bu kadar sık veriyorum diye babasıyla tartış,
Geceleri eve geç gelir yolda başına bir hal mi geldi sıkıntısı yaşa,
Gecenin 2'sin de uykunun en tatlı yerinde çalan telefonla yüreğin ağzına gelerek uyan,
"Anneee, trafik çevirdi aracı bağladılar" diye (trafik sigortasının süresi 2 saat geçmiş diye bağlandı) ara
Ertesi gün saatlerce otoparklarda araç arayan eşinin şikayetlerini dinle.
Bunlar yetmez gibi birde yetişmen gereken bir toplantıya geç kalıp nasıl yetişeceğim derdinden kıvranırken yolun ortasında pat diye kal....

İki gündür aracı velet kullanıyordu.
Dün yakıt bittiği sinyalini vermiş.
Neyse sorun değil hallederim, dedim
Ama nereden bilirim deponun sıfırlandığını...
Kaldım yolda!
Ondan sonra yaşadıklarım tam bir rezillik
Sırf kendimi rezil etsem neyse benle birlikte Melike'yi de sürükledim:))
Yolda kaldığımı öğrenince geldi aldı beni,
Benzinciye gidip bidonla benzin alıp geldik.

Duyan herkesin bu sahneyi uzun zamandır merakla beklediğini öğrendim:)
Olayı öğrenen herkes kahkahayı atıyor
Dinlerken komik ama vallahi yaşaması rezillik
Düşmanımın bile başına vermesin:))

Çocukları küçük olan arkadaşlar, şükredin halinize
Büyüdükçe dertleri de büyüyor, diyen büyüklerimiz vallahi haklılarmış:)



2 Nisan 2012 Pazartesi

Sarıgöl- Utanç Günü

Sarıgöl adını ilk kez duyduğumda şehir dışında bir yer diye düşünmüştüm.
İstanbul'un merkezinde bir yer olduğunu öğrendiğimde çok şaşırdım.
Hakkında bir çok olumsuz bilgiyle karşılaştım.
Sarıgöl, Gaziosmanpaşa da roman mahallesi.
Nette dolaşan bilgilerde sokaklarında alenen uyuşturucu satışının yapıldığı, mahalleye polisin dahi girmekte zorlandığı gibi haberler yer alıyordu.
Bu mahalleye gitmek benim için ayrı bir önem taşıyordu 
Daha tam olarak iyileşmeden kalkıp böyle bir geziye gitmek çok mantıklı olmasa da arada mantık dışı şeyler yapmanın insana çokta zararı olmaz diye düşündüm.
Pazar sabahı veledi sınava bırakıp eve geldiğimizde ben kendimi inanılmaz bitkin hissediyordum
Yinede kalktım yemeklerini hazırladım ve saat 12 gibi evden çıkıp buluşma yeri olan Eyüp'e gittim
Şansıma trafik yoktu 30 dakikada ulaştım.
Öğle namazının vakti gelmişti.
Hem caminin içini çekerim hemde namazı kılar çıkarım diye düşündüm hareket saatine kadar camiye gittim.
Grubun yola çıkma vaktinin geldiğini görünce ben cemaatle namaz kılmak yerine namazımı kılıp dışarı çıkmaya çalıştım.
Kadınlar tarafında çıkışı kapatmışlar çıkmanın imkanı yok
Erkekler tarafından inen bir kaç kadını görünce o taraftan çıkış var sandım
Aşağı indiğimde onlarca erkeğin tam ortasında kendimi bulduğumda yaşadığım utancı tarif edemem.
Benden önce inenler buhar olup uçtular mı bilemiyorum avlu erkeklerle doluydu ve çıkmanın imkanı yoktu.
Erkeklerin en arka safına gittim namazın bitmesini beklemeye başladım
Ama gözlerim doldu 
Benim arkamdan çocuklu başka bir kadın ve kızı daha gelmişti
Erkekler farz namazlarını bitirince onlar erkeklerin önünden geçip gitti 
Bazı erkekler kızdı o kadına
Bilsek böyle bir şeyin ortasına düşeceğimizi çıkmayız herhalde
Çıktıktan sonra tekrar dönüş olsa geri gider gireriz oda mümkün değil
Cidden kendimi çok berbat hissettim.
Allah böyle bir utancı bir daha yaşatmasın...
Tam camiden güç bela çıkıp buluşma yerine gittiğimde bizim grup hareket etmişti
Önce Pier Loti'ye oradan da yürüyerek Sarıgöl'e gittik.

Sarıgöl'e girerken eminim herkes tedirgindi
Genelde gezilerde herkes kafasına göre hareket ederdi ama bu sefer gruptan kopmalar olmadı
Olmaması için grup yöneticileri çok emek verdi:)
Mahalle içinde gezerken herkes gördü ki bu kadar abartılıp korkulacak bir şey yok.
İnsanları çok sıcak kanlı, cana yakınlar.
Hepsinin yüzünde gülümseme vardı.
Niye geldiğimizi soranlara "sokakları geziyorduk sizin sokağı da merak edip geldik" dediğimizde "başka yer mi bulamadınız?" diye garipsediler
Kentsel dönüşüm sebebiyle evlerinin yıkılacağı haberini almışlar
Onun için geldiğimizi düşünenler bile vardı.
Aslında yaşadıkları yere ev demeye bile bin şahit gerekir
Derme çatma başlarını sokacak bir yerden ibaret "ev" dedikleri...

Bu gezide ben çok üzüldüm.
İnsanların yaşadığı yokluğa şahit olmak,
Birbirinden güzel çocukların okula gitmek istediği halde çalışmak zorunda kaldığını öğrenmek,
İnsana dokunuyor.
Gitmeden önce okuduğum bütün bilgiler silindi
Yerine çok daha farklı gerçek bilgiler yerleşti.
Evet, onlar bizden farklı
Çünkü onlar doğal, samimi
Onların hayatı bizden çok daha zor ama bizim yüzümüze güçlükle yerleştirdiğimiz tebessüm onların yüzünden bütün bu zorluklara rağmen eksik olmuyor.
Acaba kaçımız "iyi fotoğraf" yakalamanın ötesine geçip o insanların yüreğine dokunabildi, onların bizim yüreklerimize dokunabildiği gibi...
Kaçımız onların dünyasına girebildi? 
Dertlerini, sorunlarını yüreğinde hissedebildi?

Anlayacağınız dün benim için utanç günüydü
Önce kulluğumdan sonra insanlığımdan utandım....



 Bu yılın ilk lale görüntüsünü bir kabir üzerinde çektim.
 Bu tonton güler yüzlü amcam çok tatlıydı. Öyle güler yüzlü insanlar ki ifadelerine yerleşmiş doğal olarak...

 Bu kardeşimin uzaktan fotoğrafını habersiz çektim.Sonra gittim gösterdim istemezseniz silebilirim, dedim kalsın ne olacak dedi:)
 Sokakta bütün çocukların koşup aldığı şekerci amca

 Bu kızımızın hikayesi hüzünlü.3. sınıf öğrencisiyken okulda dayak yemiş.Öğretmene sonra müdüre şikayet etmişler bir faydasını görmemişler.Ailesi okuldan almış birinin yanında çalışması için işe vermişler.
Yaşıtlarının koşup oynadığı, türlü imkanlara sahipken şikayet edecek bir şeyleri olduğu yaşta Tuba çalışmaya başlayan bir çocuk....