9 Mayıs 2013 Perşembe

Grup Gezimizden

Dün Mine ve ben makinelerimizin sensör temizliğini yaptırmak için karşıda buluşacaktık. Müsait olan arkadaşlarımızda bize katıldılar grupla ilk gezimizi yaptık. 
Yeni yerler keşfettik..
Yeni arkadaşlıklar kurduk...
Farklı lezzetler tattık...
Fotoğrafa dair yeni şeyler öğrendik.
Güzel bir gündü benim için..

Bu fotoğraflarda gezide benim objektifime yansıyanlar...







5 Mayıs 2013 Pazar

Akşam Yürüyüşünden...

Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba

Bugünlerde hayırsız ve vefasız biri olarak yaşar oldum.
Bahaneler arkasına gizlenmeyi hiç bir zaman sevmedim
Bugünlerde kendi halimde takılıyorum.
Spora başladım...
Bisiklet sürüyorum, bol bol yürüyorum.
Komik olansa onca yolu yürüyorum ama istasyondan eve gitmeye üşenip Salih'i arıyorum eve geçerken beni alıyor. İstasyon ve ev arası 3-4 dakikalık yürüme mesafesinde:)
Spor yapmanın faydalarından birisi de bol bol günbatımı fotoğrafları çekiyor olmam.
Bu aralar hiç bir yere geziye gitmediğim için en azından karagözlü yar ile bu vesileyle vakit geçiriyoruz.
Bunun dışında herhangi bir değişim yok hayatımda.

Çiçekler bizim bahçenin güzellikleri..
Diğerleri akşam yürüyüşünde objektifime yansıyan günbatımı

Sözü çok uzatmayayım...











24 Nisan 2013 Çarşamba

Ballıkayalar

Dün 23 nisan tatilini fırsat bilip ahaliyi silah zoruyla Ballıkayalara gitmeye ikna ettim:)

İstanbul'a yakınlığı sebebiyle çok fazla ziyaretçiye ev sahipliği yapan doğal bir güzellik Ballıkayalar...
Dünde bir hayli kalabalıktı...Bu durum çocukların hiç hoşuna gitmedi.Madem şehrin gürültü patırtısından uzaklaşmak amacımızmış o halde böyle kalabalık yerlere niye geliyormuşuz!!

Ballıkayalar 1994 yılında tabiat parkı ilan edilmiş İzmit sınırları içerisinde yer alıyor. Gebze'den sonra Tavşanlı köyü yol ayrımından sapıp stabilize yolu takip ederek parka ulaşım sağlanabiliyor...
Dağcılık ve trekking sporlarıyla ilgilenenlerin yakından tanıdığı bir bölge. 
Ballıkayalar vadisi uzunluğu 1.5 km. genişliği 40 ile 80 m. arasında değişen kanyon görünümlü dar ve derin kazılmış bir boğaz..Park içerisinde küçük restoran ve gözlemeciler bulunuyor.
Yine park içerisinde aydınlatma ve çeşmeler mevcut. 
Giriş ücretli ama bende çevreyi kirletmeye meyilli bir toplum olarak böyle doğal parkların ücretli olmasını normal karşılıyorum. Kanyon içerisinde yürürken sağda solda bira kutularını ve pet şişeleri görmek çok üzücüydü. En azından park alanını görevliler temizliyor...
Çevreye karşı biraz duyarlı olsak bizden sonraki nesillere de güzel bir şeyler bırakabilsek çok iyi olacak.


Biz giderken restoran olduğunu bilmiyorduk hazırlık yapmıştık. Daha doğrusu hiç bir hazırlık yapmadan son anda aklımıza geleni sepete atarak yola çıkmıştık:)

 Güvendiğim bir yerden aldığımız etleri bir iki ay önce çöpe attığım günden beri kırmızı et bizim eve girmiyordu. Tavuk etinin de hormonlardan dolayı çok sağlıklı olmadığını duyunca tavuk etine de aynı dönemde veda ettik. Dün et ve balık kurumuna başvurduk en azından denetleniyor cesaret edemezler diye düşündüm. Furkan kebap yerken "aylar sonra ilk kez balık dışında bir et yiyoruz" dediğinde çocuklara eziyet ettiğimi anladım:)
Ne yapayım yiyemiyorum...Kendi yemediğimi çocuklara niye yedireyim
Etleri çöpe atarken Salih'e, bundan sonra koyun alıp keselim en azından içimiz rahat et tüketiriz, demiştim ama onuda muhafaza etme kısmı sorunluydu...

Niyetimiz köye gidip yerleşip doğal bir hayat yaşamak o güne kadar balık yemeye devam:))

 Çocuklarla birlikte kanyon içerisinde yürüyüşe çıktım. Bir süre sonra Emin'de babasının yanına dönünce Furkan ile birlikte biraz zorda olsa bol fotoğraflı bir yürüyüş yaptık.




Bu manzara eşliğinde oturmak ruhu dinlendiriyor...

Piknik alanından bir görüntü...

Öğleden önce sergiye katılıp devamında arkadaşımla fotoğraf çekeceğim oradan da başka bir arkadaş toplantısına katılarak günü bitireceğim inşallah.

Cümleten gününüz güzel ve hayırla geçsin:)