Sapphire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sapphire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ekim 2012 Salı

Öylesine..

Fotoğraf; geçen yıl sapphire de çekildi

Fotoğraf kursuna giderken hocamın verdiği photoshop derslerine "ben müdahaleye karşıyım öğrenmeyeceğim" diyerek ilgilenmemiş ve hatta katılmamıştım...
Büyük konuşmamak gerekiyormuş! ne kadar karşı olursam olayım artık müdahaleye maruz kalmayan fotoğraflar fotoğraf olarak kabul görmez oldu.
Silahın icat edilip mertliğin bozulduğu gibi photoshoptan sonra o eski ustaların fotoğrafları gibi fotoğraf çekilmez oldu...Mesela bir Sabit Kalfagil hoca...Kompozisyon adlı kitabındaki fotoğrafların hepsi muhteşem bir görsel ziyafet sunuyor insana.

Neyse sonunda grafik tasarım kursuna başladım.İçerisinde hem ps uygulamaları öğretiliyor hemde kendimi geliştirmek istediğim konular için grafik kursu en uygunu görünüyordu.
Fakat daha ilk haftadan kursu dün ektim:)
Karşıya geçmiştik trafiğe kalınca ve yanımızda misafir olunca kursa gitmek hayal olarak kaldı.
Bugün tekrar gitmem gerekiyor ama hala gitmek için bir girişimde bulunmuyorum çünkü ödevimi yapmadım:)
30 tane meyve ve insan figürlerini kesip başka yere yapıştırmamızı istemişti, hoca
Bugün artık hoca beni kesip bir yerlere büyük bir zevkle yapıştırır!!!! diye takılıyorum kızlara:)
Artık kurstan atılmamak adına kesilip biçilmeye razı olarak paşa paşa kursa gideceğim:)

İstanbul trafiği keşke fotoğraftaki gibi olsa her zaman ne güzel olurdu.
Biraz evvel geldim karşıdan ve yağan yağmurla birlikte yine trafik yoğunlaşmaya başlamıştı köprülerde.
Birde bu İstanbul'un boş hali:))

Ey şehir!
Trafik çilen de olsa sen benim gönlümün kıymetlisi olarak kalacaksın meraklanma....



24 Eylül 2011 Cumartesi

Beyoğlu sokakları&Sapphire

Yine ben:)
Blogum ile ilgilenmeyeli bir hayli zaman oldu
Çok fazla gezdiğimden çoluğa çocuğa bile zaman ayıramaz oldum
Bloğuda bu sebeple aksattım hep.
Şimdi yeniden Allah izin verdiği sürece gezip gördüklerimi paylaşmaya devam edeceğim.

Bir hafta önce arkadaşımla Karaköy de buluştuk.
Yürüyerek Galata kulesinin olduğu sokağa kadar çıktık.
Galata kulesinin çevresindeki dükkanları gezdik.
Bir dükkan keşfettim, tam benlik:)
Dükkanın içi rengarenkti
Kıyafetler çok farklı ve güzeldi.
İlk fırsatta yeniden gidip dükkanın içinde bol bol fotoğraf çekeceğim mağaza yetkilisi izin verirse:)

 Galata'ya giden sokak üzerinde bu kahvenin ikram edildiği hoş bir cafe keşfettim.Çok fazla kahve kültürüm olmasa da birlikte gezdiğim arkadaşın kahve delisi olduğunu öğrendim:)
"Kahve" deyince aklıma ilk Hicran gelir.Şimdi Hicran'dan sonra kahve bana Esra'yı hatırlatacak:)

 Bu şirin graffiti Esra'nın vesilesiyle dikkatimi çekti. Ama gerçekten çok şirin değil mi:)

 Galata kulesinin hemen yanındaki bir dükkanın kepengine ait görüntü...

 Bu yol, sizi ikinci el kıyafetlerin, ayakkabıların ve çeşitli ev aksesuarlarının satıldığı bir dükkana götürüyor.Dükkanın içinde ağır bir koku sizi karşılıyor. Ama dükkanın girişi insanın ömrüne ömür katacak cinsten...
 Galata sokaklarını gezmeyi bırakıp Beyoğlu'na doğru yol aldık. Rotamız Sahaf festivaliydi... Bir bavul dolusu siyah&beyaz fotoğraflarında satıldığı sahafları ziyaret ettik. Kitaplar çok uygundu.Gönül bir kaç tane kitap alarak sahafçıların yanından ayrılmak isterdi ama sırtımda fotoğraf makinesi ve yardımcı ekipmanları taşıdığım oldukca ağır bir çanta vardı.Hiç bir şey almadım bu sebeple.


 Sahafçılara yaptığımız geziyi bitirip tekrar Galata kulesine gittik.Kule yanındaki Alengirhane stüdyosunda eğitime katıldık. Safaristanbul'un ücretsiz olarak düzenlediği stüdyo fotoğrafçılığı konusunda eğitim aldık.Yukardaki fotoğraf stüdyo ışıkları altında çektiğim ilk denemem. Eskiden photoshoplu fotoğraflar kabul görmüyordu.Şimdilerdeyse photoshop uygulanmamış fotoğrafa fotoğraf demiyorlar neredeyse. Olsun ben yinede hala photoshop olabildiğince az hatta hiç uygulamıyorum diyebiliriz.

 Esra ile eğitim sonrası yeniden İstiklal caddesinde yürümeye başladık. İstiklalde her an yeni bir şeylerle karşılaşabiliyorsunuz. Yukardaki sihirbaz amcamızı çocuklar kadar büyüklerde ilgiyle izliyordu...

 Bu gurubun bütün üyelerine hayran kaldım. Etrafa yaydıkları ışık o kadar sıcak ki insan kapılıp gidiyor müzik eşliğinde...
 Önümüzdeki günlerde tekrar gitmek istiyorum sırf bu gurupla tanışmak ve hatta cdlerini almak için...

 Esra ile yollarımız İstiklalde ayrıldı. Esra tekrar sahafçıların yoluna bense metroya doğru yürümeye başladık.
Bizim ahali ile Sapphire de buluşacaktım. Gecikmelide olsa aile üyeleriyle bir araya gelebildik İstanbul'un en yüksek binasında...
Sapphire bu ikinci çıkışım. İlk çıkışımda çektiğim fotoğraflar daha güzeldi.İlk fırsatta onları ayrı bir sayfada paylaşırım inşallah.
 İstanbul'u böyle tepeden seyreylemek güzel ama Otağtepe, Çamlıca bir başka güzel....
Bizim veletler manzarayı sevseler de asıl helikopter simülasyonuna hayran kaldılar. Sırf bunun için bile gelinebilirdi, dediler.Gerçekten çok keyifli bir şey. Eğer bir gün yolunuz düşerse mutlaka bu zevki deneyimleyin derim.
Bugün öğlen de fotoğrafa yeni başlayan bir arkadaşımla Balat'a gidiyoruz.
Hayatın güzelliklerini her daim paylaşmak dileğiyle..

Selam ve sevgilerimle..