Geçen hafta oğlumun üniversiteye kayıt işlemleri için İzmit'e gittiğimizde ben çocukları kampüs girişinde bırakıp bu muhteşem yere kaçtım.
Niyetim akşam saatlerine kadar kalmak olsa da sağ olsun çocuklar sebebiyle en fazla 1 saat zamanı zor geçirdim...
Ama yeniden gideceğim ve hatta gittiğimde konaklayacağım inşallah.
Bana huzuru ve çocuksu mutlulukları yaşatan bu güzel yer Yuvacık Karaaslan tesisleri.
Suyun insanı sakinleştiren sesine ağaçların renkleri eşlik ediyor
Yemeklerini tatmak nasip olmadı dediğim gibi çocuklar işlerinin bittiğini kendilerini almamı istedikleri için sadece şu görülen salıncakta çevredeki garip bakışları umursamadan sallanmakla yetindim.
Gidenlere tavsiye ederim
Yaşınızı falan boş verin
Salıncağa binin bırakın kendinizi boşluğa
Ayaklarınızın altından akan dereyi seyretmek bile insanı mutlu etmek için yeterli bir sebep:)
Bu güzel yere ait fotoğrafların olduğu dosya harici hard diske aktarmışım
Tek kareyle idare ediyorum:)
Bugün inanılmaz bir yorgunluk var üzerimde kalkıp diski almaya bile üşeniyorum:)
Yorgunluğumun sebebi, sabahın kör saatinde kalkıp bir otel çekimi için Aksaray'a gitmiş olmamdır...
Yarın Allah nasip ederse akşam yemeğinde arkadaşlarımla Maslak'da buluşacağız.
Buluşma öncesi ben yine böyle yeşil, insanın içine huzur veren çok sevdiğim bir yere gidip akşama kadar sessizliğin içinde ruhumu ve bedenimi dinlendireceğim inşallah
Tabi yağmur yağmazsa:))
Huzurlu, sağlıklı, güzel günler diliyorum
11 Eylül 2012 Salı
10 Eylül 2012 Pazartesi
Üniversiteli Annesi Olmak
Daha dün küçücük bir bebekti
Haftaya üniversiteli genç bir delikanlı oluyor
Geçen hafta salı günü gidip kaydını yaptırdık.
Kayıt için arkadaşı, oğlum ve ben üçümüz birlikte gittik.
Yok öyle çocuğunu okula kayıt yaptıran anne olmama izin vermedi:)
Ben sadece kampüs girişine kadar şoförlük yaptım
Şoförlüğü de zorla kabul ettirdim:)
Yolculuğumuz süresince çocukların sohbetini dinledim.
Oğlum çevremiz tarafından takdir edilen sevilen bir çocuk oldu her zaman
Ama o gün arkadaşı ile sohbet ederlerken oğlumla bir kez daha gurur duydum
Bugüne kadar çocuklarımın iyi yönleriyle hiç bir zaman övünmedim
Orta öğretimde sınıfının en başarılı öğrencisiydi.
OKS sınavında -sbs'nin adı o zamanlar öyleydi- okulda 4. olduğunda bile ben memnun olmayınca arkadaşlarım "kızım bu çocuk başkasında olsa yere göğe sığdıramazdı" diye fırçayı atmışlardı:))
Bugün bile iyi yönlerini anlatmakta zorlanırım
Kendimi biran kız istemeye giden erkek annesi olarak hayal ettim de çocuğun olumsuz yönlerini anlatırken yakaladım kendimi:))
En iyisi kız istemeye falan beni hiç götürmesinler:)
Geçen yıl istediği bölümü kazanamayınca tercihte bulunmadı
Dershaneye göndermek için yaptığımız ısrarlar sonuçsuz kaldı
Bir çok arkadaşımız bir yılını daha boşa harcayacak, derken endişelerim arttı
Çevrenin ve babasının bu çalışmayla üniversiteyi kazanmam zor eleştirilerine kulaklarını tıkadı
Benim istediğin bölüm için daha fazla gayret göstermelisin olası ihtimalleri göz önünde bulundurman gerekir, uyarılarım karşısında deliye döndüğü zamanlar oldu
Ama o kimseyi umursamadan kafasına koyduğu gibi çalıştı
Sınav sonuçları açıklandığında yaşadığı sevinç görülmeye değerdi
20 binlerde olması istediği okula girmesi için yeterliyken bizimki 10 binin içindeydi
Bu seferde babası ve çevre daha iyi bir tercih konusunda ikna etmeye çalıştı
Ama o babasına "baba geçen yıl fena sayılmayacak bir okulda istediğim bir bölümü okuyabilecekken ben sırf reklamcılık okumak istiyorum diye tercih yapmadım.Bir yıl reklamcılığı kazanmak için çalıştım.Şimdi iyi bir puan aldım diye kararımdan dönersem kaybettiğim bir yıla, harcadığım emeğe haksızlık olur" demiş
Normalde İzmir de okumak istiyordu
Arkadaşı da tercihte bulunmayacak birlikte hazırlanacaklar bu yıl ikisi birlikte İzmir'de okuyacaklardı
Ama arkadaşının ailesi ısrarla tercihte bulunmasını isteyince hayır diyemeyip İzmit iktisat bölümünü tercih edip geçen yıl üniversiteli oldu:)
Ben bizimkinin İzmir'i tercih edeceğini düşünürken son anda fikir değiştirdi İzmit'i seçti
Tanımadığı insanlarla ilk yıl ayrı bir eve çıkamayacağını
Tek başına ona ayrı bir ev açmanın bizim bütçeyi bir hayli sarsacağını
Bu şartlarda yurtta kalmaktan başka seçeneğinin bulunmadığını,
Yurt tercihinde ise ortak banyo kullanımdan duyacağı rahatsızlık sonucu daha ilk ayın sonunda kendisini evde bulacağından emin olduğu için en doğru seçimin İzmit olduğu yönünde karar kılmış:)
Şimdi servis ayarlandı her gün okula gidip gelecek.
Ne eşim ne de çocuklarım merak edipte bloğumu okumaz:)
Ama olur da ileride torunlar okursa babalarının bazı zamanlar beni deliye çevirdiğini, dik kafalının biri olduğunu -aynı ben- birazcık bencil tarafının olduğunu...bunların yanında sağlam bir karaktere sahip, kişiye ve duruma göre değişmeyen her zaman ve her yerde olduğu gibi kalan, büyüklerine saygıda asla kusur etmeyen, yalan söylemeyi bilmeyen, ketum ve bunun gibi sevdiğim, gurur duyduğum bir çok özelliğinin bulunduğunu bilmelerini isterim:))
Güzel bir duyguymuş Rabbim herkese yaşatsın bu güzelliği
Ne zaman büyüyorlar farkına bile varmıyorsunuz bir bakmışsınız kocaman delikanlı olmuşlar
Yarında bakarız çoluk çocuğa karışmışlar
Hayat hızla akıp gitmekte....
Etiketler:
Hayata dair
Fotoğraf Grubuyla Heybeli Ada Pikniği
Dün fotoğraf grubundan arkadaşlarla Heybeli Ada'ya pikniğe gittik.
Yıllar önce heybeliadaya bir kez gitmiştim.
Piknik alanının varlığından o tarihte haberdar değildim.
Muhteşem bir manzaraya hakim düzlüğe kurulmuş piknik alanı ruha şifa zamanlar sunuyor
Ah birde mangal dumanları olmasa, demekten kendimizi alamadık.
Hoş bizim grubun neşesi sesi de diğer piknikçilere illallah ettirmiştir:))
Fotoğraflardan anlaşılacağı gibi gayet keyifli bir piknik oldu.
Grup üyeleri ve misafir olarak gelen arkadaşlarla keyifli sohbetler edildi...
Gitar eşliğinde şarkılar söylendi....
Oyunlar oynandı..
Malatyalılar pilav gününe gidip fotoğraflar çekildi....
Çaylar, kahveler içildi.... -piknik alanında iki farklı kafeterya bulunuyor-
Arkadaşlarla hep birlikte hazırladığımız yiyecekler afiyetle yendi, yan masadaki komşularımıza ikramlar yapıldı...
Piknik sonrası pılıyı pırtıyı toplayıp ada sokaklarında fotoğraf avına çıkıldı....
Akşam vapuruyla Bostancı'ya geçip Küçükyalı çamlık kafede çay ve kahve keyfine devam edildi....
İşte böyle güzel vakitlerin yaşandığı günü biraz kötü bitirdim:)
Adada o kadar yol yürü
Yetmez gibi çamlık kafeden sonra eve çok bir şey kalmadı diye yürüyerek gel
Sonra sen gel anahtarını almadan çıktığını kapıda öğren ve telefonumun şarjı da bitmiş durumda
Bizim ahalide Gebze tarafında balık avında
Allah razı olsun komşumuzdan bizimkileri aradım. yarım saat sonra geleceklerini öğrendiğimde bittiğim andı:)
Akşam yemek vakti kimseyi rahatsız etmeyeyim diye komşumuzun ısrarlarına rağmen dışarıda işim var bahanesine saklanıp sokaklarda dolaştım:))
Gün güzeldi fakat zaten sorunlu olan ayaklarımın durumu günün sonunda fenaydı:))
Aylardır fotoğraf gezilerine çıkmayınca çok tutulduğumuzu fark ettik.
Fotoğraf çekiyorsan gezeceksin arkadaş başka yolu yokmuş, diyor sözü fotoğraflara bırakıyorum
Buda bizim 5 kişi eksilen -onlar erken kaçtı iş sebebiyle- grup arkadaşlarımız...Murat ve ben fotoğraf çektiğimizden kadrajda yer almıyoruz...Sağ tarafta ki dörtlü grup ise misafir arkadaşlardı...
Önümüzdeki hafta sonu samatya veya Pavli panayırı gezisi yapmayı düşünüyoruz.
Daha önce giden arkadaşlar Pavli panayırının kaçırılmaması gerektiğini söylüyor
İlgilenen arkadaşların araştırıp bu panayıra katılması iyi olur gibi görünüyor.
Bir çok fotoğraf grubu o gün panayıra gidecek.
Bizim nasıl gideceğimiz ise henüz netleşmedi.
Kendi grubumuzun o gün Samatya etkinliği var
Ama bir kaç arkadaş ile biz bu panayıra katılmak istiyoruz
Bakalım ne olacak sonumuz:))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


