Haliç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haliç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Haziran 2014 Cumartesi

Kısaca Dünden Kalanlar

Normal şartlarda dün evden çıkmamam gerekirken sözümden dönmeyip yollara düşmek için hazırlanmaya başladığımda ikindiyi geçiyordu.

Ev halkının yemeğini, çorbasını yaptım.Mis gibi kek, kurabiye ve poğaçayı da atıştırmalık olarak hazır edip evden tam çıktım kapıda Emin ile karşılaştık. Kapıda selamlaşıp sarıldık hadin bana eyvallah gidiyorum, dediğimde çocuk "vaayyy demek öyle ben kalkıp geleyim sen arkadaşlarınla vakit geçirmek için dışarı çık!!" diye sitem etti ama zaten kardeşi için gelmişti...Abi kardeş oturun hasret giderin erken gelirim dedim ve düştüm yollara.
İtiraf ediyorum çocukları evde bırakıp gitmek bu sefer hiç içime sinmedi...

Gün gelip onlarda beni bırakıp gittiklerinde zamanında ettiklerimi çekiyorum diye teselli olurum artık
Ayrıca belirsiz konuşmayıp geleceğini önceden söyleseydi bende ona göre plan yapardım
Ben kalkıp onun evine habersiz gidiyor muyum? 
Bütün akşam kendi içimde böyle bir hesaplaşma içerisindeydim:))


Arkadaşlarımla Galata kulesinin hemen yanında tanıdık bir arkadaşın kafesine ziyarete gittik.Bilmiyorduk sadece çay ve kahve ikramlarının olduğunu.Bütün gün çay ve kurabiye yemekten bıkan arkadaşımız için bu bilgi kötü haber olunca yeni bir mekan arayışına düştük


Önce Karaköy civarında bir mekan düşündük sonra atladık arabaya kendimizi Haliç'te bulduk.
 Bu iki fotoğraf hareket halindeyken Allah ne verdiyse kadrajıma yansıyanlardan

Muhabbeti güzel, samimi dostlarla güzel bir akşam geçirip eve dönerken çocukların hastanede olduğunu öğrenince kendimi hastanede buldum.
Yeniden ufaklığa tahliller yapıldı. Elhamdülillah kene ile ilgili bir sıkıntı görülmedi.Üç gün sonra yeniden emin olmak adına tahliller yenilenecek.
Neredeyse ısıran kenenin ruhuna rahmet okuyacağım zira onun sayesinde çocuğun vücudunda enfeksiyon olduğunu öğrendik. Şimdi bu yüksek çıkan enfeksiyon değerlerini araştıracağız
Bu hayatta sebepsiz yaratılan, yaşanan hiçbir şey yok....

Keyifli güzel bir pazar geçirmek nasip ola....

24 Ocak 2012 Salı

Haliç Kıyısında Güzel Bir Gün....

Bir değişiklik yapıyor önce fotoğrafları sonra günün detaylarını paylaşıyorum.


Önce Melike'nin sokak aralarında fotoğraflarını çektim.


Daha evden çıkmadan "Ays, ne yiyeceğiz?" diye soran arkadaşım, çekim sonrası soluğu Haliç kıyısında belediyenin tesisinde almamıza vesile oldu:)
Mantarları güzeldi
Melike'nin yediği tavuk da güzel görünüyordu ama fotoğrafını sohbete daldığımızdan çekmeyi unutmuşum:)

 Salatalarını beğenmedik.Ekşisi, tuzu hiç bir şeyi yoktu.Çoban salata, salatalıktan çıkmış, dedik:)


Sokak aralarında karşılaştığımız çocuklarla tanıştık, fotoğraf çektik.
 Tarihi evleriyle bütünleşmiş kilisenin mimarisine yeniden hayran oldum.

 Çocukluğumun en sevdiğim oyunu olan 9 taş oynayan çocukları görüp kendi çocukluğuma doğu yolculuğa çıktım...


Bu kedicikle bile selamlaştık:))

 Arkadaki çocuk çok şekerdi.. adı; Erhan...
Bu sevimli kımız da Haliç'te balık tutan anne ve babasına yardım ediyordu, izledik:)

Geleyim günün detaylarını anlatmaya
Daha doğrusu arkadaşlarıma yazdığım e-maili tembellikten  olduğu gibi buraya da kopyalıyorum:)


Yol arkadaşım ile kalktık Balat'a gittik
Yani biz Balat sokakları diye Balat dışındaki bütün sokaklarda dolaştık:)
Bir türlü Balat'a uğrayamadık
Sokak aralarında kaybolduk
Önüme çıkan herkese renkli evlerin olduğu sokağı sorduk ama kimse tarif edemedi:)
Gurbet ellerde doğup büyüyen yol arkadaşım kömür kokusunun yayıldığı sokaklarda yürürken "Türkiye kokuyor" dedi:)
Haliç kenarında oturduk yemek yedik
Çayı anadolu yakasında içmeye karar verdik trafiğe kalmadan kalkıp karşıya geçelim dedik restorandan kalktık.
Dışarıda bizi yağmur karşıladı
Olsun "beraber yürüdük biz bu yollarda, beraber yürüdük yağan yağmurda" şarkısını söyleyerek yürümeye başladık...
Şarkıdaki gibi yağan yağmurda ıslandık:)
Sokak arasına park ettiğimiz arabayı birbirine benzeyen sokaklarda kaybettik:))
Bunu nasıl becerdik diye sormayın benim marifetim:))
Renkli evleri sora sora bulamadık ama arabayı bulmak zorundaydık
Bir halk ekmek büfesi vardı sokak başında
Karşımıza çıkan ilk adama sorduk büfeyi
Sonra adam nereyi aradığımızı sorduğunda "bir yeri aramıyoruz arabamızı arıyoruz" dedim
Melike bu cevaba fena kızdı:))
Akşam karanlığı çökmek üzereydi ve her halimizden semtin yabancısı olduğumuz anlaşılıyordu
Yol arkadaşım, kader arkadaşım korkmadım dese de ben fena halde korktum vallahi:)
Sora sora bağdat bulunur diye sora sora bulduk sokağı
Arabaya bindiğimizde çok rahatlamıştım
Ama biz Melike ile ne zaman bir yere gitsek olaysız zamanımız geçmiyor
Alışmamız gerekiyor bu duruma da henüz alışamamışım:))
Saat 17'de Haliç'ten ayrıldık
Karşıya geçtiğimizde saat 19 olmak üzereydi.
Baktık E-5 tıkalı, arabalar kımıldamıyor bile
direk Kadıköy'e gidip sahil şeridinden evimize ulaşmaya çalıştık.
Bu yolu kullanmakla en doğru kararı vermişiz
Tahmin ettiğim gibi sahil yolu, E-5'e göre nispeten daha akıcı bir trafiğe sahipti.
Eve sağ salim çok şükür 19.30'da ulaştık.

İlk kez Vimeo kullanarak video paylaşımında bulunuyorum
Melike'nin beğendiğim karelerinden oluşan bir video

Untitled from ays on Vimeo.