6 Kasım 2012 Salı

Yedigöller-2



Bugünkü ruh halime de fotoğraflara da en uygun müzik Secret Garden'in bu büyülü eseridir....

Kelimelerimi tükettim bugün
Sözü fotoğraflara bırakıyorum:)

ve yine dayanamayıp geliyorum ufakta olsa bir şeyler söyleyeyim diyorum:)

Son fotoğrafı facebookta paylaştığımda Ömür'üm şu yorumu yapmış "studyo cekimi gibi olmus naaptin kizim sen yaaa gunduz cekip gece gorunumu yararion editine gurban bacinmmmm" sabahın erken saatinde böyle bir yorumla karşılaşmak güzeldi...
Photoshop bilmiyorum belki bilsem daha iyi şeyler yapabilirim ama ben bilmediğim için ne üzülüyorum ne gocunuyorum.Bana göre maharet photoshop ile harikalar yapmak değil çekerken işini halletmekten geçmekte.Kontrast, netlik, ve renk eğrisinde bir iki müdahale dışında bir şey yapmadan fotoğrafı sunmak bana keyif veriyor:)

İyi seyirler:)






















5 Kasım 2012 Pazartesi

Sonbahar Renkleriyle YEDİGÖLLER

Cumartesi gününün ilk saatlerinde -gece 1 gibi- kendimizi yollarda bulduk.
16 kişilik aracımız tamamen doluydu.
İçlerinden sadece Cumhur, Çağla -Cumhur'un kız arkadaşı- Onur ve Soner'i tanıyordum.
Diğer arkadaşların hepsi ile yolculuk sebebiyle tanışmış olduk.
Evli bir çiftimiz vardı samimiyetlerine, doğallıklarına hayran kaldım, çok beğendim:)
Yolculuk biraz yorucu ve zordu.
Söylenildiği gibi Yedigöller yolu çokta kötü değildi
Ben daha kötü yollardan geçtiğim için bana normal geldi
Genelde duyduğum normal bir araçla gidilemeyeceği yönündeydi 
Oysa çok rahat gidilebilirmiş
Kötü tarafı yol güzergahı asfaltlanmamış ve yer yer küçüklü büyüklü çukurların sizi bekliyor olması:)
Niyetim bir sonraki seneye ailece gidip bir gece kamp yapmak
Kamp yapan grupları görünce nasıl imrendim anlatamam.
Eşim daha öncesinde şirketin düzenlediği bir organizasyon için yedigöllere gidip kamp yapmışlardı diye hatırlıyorum.
Ve yine iki gecelik kamptan çokta hoşlanmamıştı diye hatırlıyorum:)
Ama olsun benim hatırıma katlanacaklar bir gece:)))

Sabahın ilk ışıklarıyla göle ulaştık öğlen 15 gibi yedigöllerden ayrıldık...

Yedi tane göl bulunuyor ama ben sanırım 5 tane göl gördüm
Diğer üç gölü gördüysem de ben hatırlamıyorum:)

Her göl birbirinden güzel bir manzaraya hakim
Kiminin çevresi güzel, kiminin üzerindeki yansımalar ve bitkiler
Sonuç olarak hepsi görülesi güzel...

ND filtrem yoktu uzun pozlama yaparken zorlanacağımızı ve hatta hiç uzun pozlama yapamayacağımızı düşünüyordum.Ama elhamdulillah bir şekilde şelalelerin uzun pozlama fotoğrafını çekebildim.
İlk fotoğraf gezinin sonlarına artık taşımaktan yorulduğum tripodumu yanıma almadığım bir anımda çekildi.Elde uzun pozlama yapmak çok çok zordur neredeyse imkansız diyebiliriz.Makineyi uzun pozlama da bir yere sabitlemek zorundayız.Bende idare edecek şekilde taş, kütük denemeleri sonucu bu kareyi sırf arşivde bulunsun amacıyla çektim.

Neyse daha sonra yeniden Yedigöller fotoğraflarına yer vereceğim inşallah şimdilik en beğendiklerimden olan bu fotoğraflara sözü bırakayım...

Güzel ve keyifli bir hafta geçirmeniz dileğiyle...

Not; ilk kez imza ekledim hiç hoşuma gitmedi... ya daha iyi bir imza eklemeyi öğreneceğim yada isteyen haber vererek istediği gibi kullansın diye imzasız paylaşmaya devam edeceğim:)





















3 Kasım 2012 Cumartesi

Memleket Armağanları


Bu sabah daha hava aydınlanmamışken yollara düştüm.Memleketten kuzenim geliyordu ve gelirken de boş gelmiyordu...Bizimkilerin huyunu biliyorum ellerine ne geçerse koyuyorlar sonra taşıması insanı öldüren koliler yığını ile karşı karşıya kalıyoruz:)
Yine beni yanıltmadılar....
Ablasının tembel biri olduğunu bilen hamarat kız kardeşim kendisine yaparken bolca domates konservesi bana da yapmış.Kutuyu açmamla ganimet bulmuş gibi sevinmem bir oldu:)
Kışın hormonlu domates yemektense yememeyi tercih edenlerdeniz.
Bu yıl tembelliğim altın çağını yaşarken domatesle uğraşacak zamanı! bulamadım:)

 Dut kurusu ve incir kurusu Adıyaman'dan...Erişte Kayseri'den...Öndeki küçük kavanozdaki acı sosun eşim hayranıdır.Allah var kardeşim de güzel yapıyor.O yapıyor yıllardır biz yiyoruz:)Yine kuru incir reçeli eşimin favorisidir... normalde tatlı yemiyor ama bunu tatlı niyetine tüketiyor...Zeytinleri koyacak kavanoz bulamayınca, sabahın o saati de açık market olmadığına göre ne yapabilirim diye düşünürken kullanılmayan bu sürahi imdadıma yetişti...Fena da olmadı sanki:))
 Cevizler de yine eniştemin akrabalarından Adıyaman'dan gelme...

 Offf işte bu yufka ekmekler benim ve bütün ev halkının bir numarası:))

 Çukurovalı olup da fıstık göndermeseler ayıp ederlerdi:) Annem çok komik bir kadındır.Yıllar önce karpuz koyup göndermişliği bile vardır.Hayır, kendi tarlalarının mahsulü olsa anlayacağız da sokaktaki bir satıcıdan alıp gönderiyor...Memleket karpuzu başka olurmuş!! İstanbul'a bütün karpuzlar yurt dışından geliyor ya:)))

Şimdi tam turunçgillerin mevsimi...Ama ben en çok portakallar çiçek açtığı zamanı seviyorum.Portakal ağaçlarının altına oturup yere dökülen çiçek yapraklarını toplayıp iğne ile ipe dizer boynumuza asardık çocukken.Misler gibi kokan bir kolyemiz olurdu:)
Belki de bu sebeple portakal çiçeği esansının olduğu her şey beni benden alıyor:)

Ganimetler bunlarla sınırlı değil...
Şeker pancarı, nar, biber salçası, çemen gibi bir çok yiyecekten oluşan 4-5 koli geldi
Taze fıstıkta koymuşlar
Şimdi ocakta kaynamakta...Haşlanmış taze fıstığın tadı da güzeldir.Yani bize güzel alışkın olduğumuz için:)

Yola çıkmadan önce çay molası vermişken aceleden yazıyorum yine

Sağ salim dönersem Allah'ın izniyle çok güzel fotoğraflar çektiğimiz, keyifli sohbetlerin edildiği, yeni arkadaşlarla tanıştığımız güzel bir yolculuk bizi beklemekte.

Sağlıcakla kalınız

Güzel bir pazar tatili geçirmeniz dileğiyle...