10 Ocak 2013 Perşembe

Yediğim-İçtiğim ve Gezip-Gördüklerim

Salı günü yaptığımız gezinin fotoğraflarını paylaşmaya devam edeyim...

 Baks'ta poğaça ve benim sabah erkenden yapıp sıcak sıcak götürdüğüm haşhaşlı çörek eşliğinde kahvaltımızı yaptık..
 Kahvaltımızı bu harika manzara eşliğinde yapmak güzeldi.
Tabi camdan merdivenlere çıkıp modellik yapan Cumhur, tekrar içeri girerken alçak olan kapı girişine kafasını fena vurmasaydı:)

 Hercailer çok güzeldi....Mine, geniş açı ile ne kadar yaklaştığının farkına varamayıp bir sepet hercainin ortasına basıp bütün hercaileri etrafa saçmasaydı...

 Yolunuz düşerse Demirören alışveriş merkezinin hemen yanındaki sokaktan girip mangal keyfin'de mutlaka dürüm yemenizi tavsiye ederim.Bizimkiler çöp şişi çok beğenmediler ama sırf lavaşı için bile ben hiç et sevmediğim halde bir kaç dürümü yiyebilirdim.Adana ve Urfa'sı daha lezzetliymiş oranın müdavimlerinden olan arkadaşlar öyle söyledi.
 Bugüne kadar yediğim en güzel künefeydi diyebilirim.Yiyemeyiz diye yarım porsiyon söyledik ama sonra kalan son dilime hepimiz gözlerimizi diktik:)

Sibel, arkadaşımız da dürümcüde merdivenlerde fena düşmüş
Bende galata kulesinin dibinde granitlerin üzerinde sevgilinin önünde diz çöken erkek gibi diz üstü öyle bir düştüm ki en çok ben güldüm....
 Burada susuyor geziye ait fotoğraflara sözü bırakıyorum yine...














Bu sabah arkadaşlarla yine fotoğraf için sokaklara çıkacağız inşallah.

Hepimizi güzel bir gün olması dileğiyle...

9 Ocak 2013 Çarşamba

Taksim'de Kar Keyfi

Son günlerde dışarı fazla çıkmıyorum ama çıkıncada hakkını veriyorum:)

Dün sabah arkadaşlarımla Eminönü'nde buluştuk.
Geziye başladığımızda 4 kişiydik.Gezi bitiminde 7 kişi olmuştuk.
Arkadaşlarımın facebook'ta paylaştığı fotoğraflar diğer arkadaşları da baştan çıkararak kar kış demeden yollara düşürmüştü:)

Önce kahvaltı yaptık.
Daha sonra Sultanahmet'e doğru yürümeye başladık.
Sultanahmet'ten yine yürüyerek arka sokaklardan Eminönü'e ulaştık.
Hiç durmadan yola devam edip Taksim'de soluğu aldık.
Normal şartlarda bile bu mesafeyi yürüyerek kat etmek oldukça yorucuyken biz yağan kar altında onca yolu kat ettik.

Taksim'in arka sokaklarında nefis bir öğle yemeği yedik.
Bir kaç yerde durup çay ile ısınmaya çalıştık.
Düştük, -ben ve Sibel-
Kafamızı göz göre göre kapılara vurduk -Cumhur-
Bol muhabbet ve keyifle geçen dolu dolu bir gün yaşadık.
Akşam karanlığı çöktüğünde ben arkadaşlarımdan ayrılmış ama hala Taksim sokaklarında tek başıma dolaşıyordum.

Şuan yorgunluktan adım atacak halim yok.Dışarı çıkıp Anadolu yakasını fotoğraflamayı istiyordum fakat şuan bu mümkün görünmüyor.Evimde oturup kitap, müzik eşliğinde vakit geçirmek, dinlenmiş bir beden ile yarın geziye çıkmak daha hayırlı görünüyor.

Gezinin diğer fotoğraflarını ve yeme içme anlarını bir sonraki postta paylaşacağım inşallah.

Şimdi Taksim-Beyoğlu ile bütünleşen Tramvay fotoğraflarına sözü bırakıyorum

İyi seyirler:))














6 Ocak 2013 Pazar

Gri Sisli Bir İstanbul Günü


Dışarıda gri-sisli puslu bir hava var.Gönlümün havası da dışarıyla uyum içerisinde bugün...

Böyle bir havada yapılacak en güzel şey güzel bir müzik açıp, kahve kokusuna kendini kaptırıp dalıp gitmek çok uzaklara...
Güzel bir film izlemekte hiç fena fikir değil
Veya uzun zamandır okunmayı bekleyen kitaplara el atmak içinde bu havalar güzeldir
Ama ben şuan dinlediğim müziğin sözlerine odaklanmakta bile zorluk çektiğim için ne film nede kitap tercihlerim arasında yer almıyor.

Dün akşam bir arkadaşın paylaştığı ilk kez dinlediğim Metin Yılmaz'dan güzel bir şarkıyla bu ellerden çekip gideyim:)


İyi pazarlar...