5 Nisan 2013 Cuma

Büyükada Kaçamağı

Dün gece estiler bana adaya gitmeliyim diye karar verdim.Melike'ye mesaj gönderdim adaya kaçacağımı bir planı yoksa -bu hafta izindeydi- beraber gitmeyi istediğimi ilettim. Cevap "bisiklete binelim" şeklinde oldu:) 


Sabah saat 8 de geldi Melike.İndik sahile adalara karşı kahvaltımızı yaptık. 9.30 da ada yolculuğumuz başladı.Adaya gider gitmez bisiklet sürme konusunda uzman biriymişim gibi  bisiklet kiralayan dükkanlardan birinde soluğu aldık.İşte o andan sonrası tam bir komedi... Ömrü hayatında bir iki yıl önce yine ada ziyaretinde çocuklara kiraladığımız bisikleti kısa bir süreliğine dengede tutmaya çalışmanın dışında bisiklete binmemiş biri olarak halim çok komikti. Başlarda Melike bisiklet sürerken ben bisikleti yanımda sürüklüyordum:)
Yokuş aşağı dengede durmayı başarmanın sevincini yaşarken durmam gerektiğinde bisikletlerde de fren olabileceğini pedallar ayaklarımın canına okuduğunda öğrendim:) Düşe kalka elhamdulillah bisiklet sürmeyi öğrendim. Benim faytonculardan korktuğum kadar herhalde onlarda beni görünce korkmuştur:) 

Melike'nin arkamdan "süpersin çok güzel öğrendin" diye seslenmesiyle ben bayır aşağı giderken buldum kendimi.Bisiklet bir tarafta ben bir tarafta uzunca bir süre gülmekten kalkamadım.Melike zaten bütün gün bol bol güldü sayemde.Çok şükür tanıdık biri yoktu adada da rezil olmadım:)))
Yıllardır bodrumda kullanılmayı bekleyen bisiklete bakım yaptırıp sabah ve akşamları spor için kullanmaya niyetlendim. Ya nasip.

Adanın en güzel manzarasının olduğu tepede mola verdik.Saatlerce papatyalar arasında uzun uzun her telden muhabbet ettik. O kadar ağırlığını taşıdım bari işe yarasın diyerek makineyi çantadan çıkarıp bir kaç fotoğraf çektik.Kendime hayret ettim ben adaya gideceğim ve bir kaç fotoğrafla döneceğim! 
Ah şu bisiklet öğrenme hevesi sebebimdir:)

Muhabbet ettiğimiz tepenin dışında makineyi neredeyse çantadan hiç çıkarmadığım için adaya ait bir iki makro çekimden başka elimde bir şey yok...

 Saat 15'i gösterirken dönüş yolunda geçtik.

 Bostancı'dan sonra bizim sahildeki restoranlardan birine attık kendimizi. Restoranın adını hatırlamıyorum ama yemekler lezzetliydi.

 Günü kahve ile sonlandırdık.Dolu dolu çok eğlendiğimiz bir günü geride bıraktık.
Allah tekrarını nasip etsin sık sık:)

Hafta sonunuz huzurlu sağlıklı geçsin inşallah.




2 Nisan 2013 Salı

Lale Zamanı

Her yer rengarenk insanın baktıkça içi açılıyor.
Lale fotoğrafları için Emirgan'ı seçecek dostlar acele etse iyi olur.Havaların sıcak gitmesi sebebiyle olsa gerek laleler bütün güzelliklerini sergilemeye başlamışlar.Haftaya bu güzellikleri bulmak zorlaşır diye düşünüyorum.Bu hafta gidemeyecek olanlar çok üzülmesin açmamış tomurcuk laleler azda olsa vardı.

Ben bugün çok fena bir grip haliyle sokaklara düştüğüm için çok fazla keyif alamadım maalesef.

Eğer Anadolu yakasından Emirgan'a benim gibi toplu taşıma ile gitmeyi düşünenler varsa kesinlikle İdo'nun seferlerini kullanıp İstinye üzerinden gitmelerini öneririm.
Giderken Üsküdar-Beşiktaş vapur seferlerini oradan da  Emirgan'a otobüsle geçtim.Hayatımın hatasını yaptım!Vapur iyi hoş güzel ama Beşiktaş-Emirgan arasında   yoğun trafik sebebiyle kağnı hızıyla ilerledik...
Dönerken Salih ile buluşup beraber dönecektik güya.Baktım trafik yoğun yazık o trafiğe girmesin diye İstinye'ye kadar yürüdüm.İdo seferlerini kullandım. 20 dakika da Kadıköy'e ulaştım.Oradan da aktarma yaparak Bostancı'ya geçtim.Bundan sonra İdo candır diyorum:))

Gecenin bu vakti daha fazla başınızı ağrıtmadan susayım sözü fotoğraflara bırakayım.Başta da dediğim gibi fotoğraf çekecek havamda değildim bir iki tanesi dışında fotoğraflar içime sinmedi.












Photodigital Fuarı ve Facebook Hakkında Genel Bir Açıklama:)


Seyhan'ın yorumundan sonra genel bir cevap vereyim istedim:)

Fuar 11-14 nisan tarihleri arasında İstanbul fuar merkezinde salon 1 de yer alacak.
Fotoğrafa ilgi duyanların,
Yeni ekipman almak isteyip de aklı karışık olanların,
Fotoğraf dünyasında ne gibi yenilikler var,
Albüm ve baskı konusunda bir çok firmaya aynı anda ulaşıp araştırma yapmak isteyenlerin bu fuarı kaçırmamasını öneririm.
Daha önceki yıllarda giriş yanlış hatırlamıyorsam 10 liraydı diye hatırlıyorum.

Facebook konusuna gelince bir çok arkadaşım kendilerini sildiğimi düşünmüş:)
Hiç kimseyi silmedim sadece hesabımı dondurdum bir süreliğine.
Amacım yapmam gereken işlerle ilgilenmekti ama hiç bir faydası olmadı ben yine aynı ruhsuzlukla hayatı yaşadım:)
Böyle facebook dünyasından uzak kalmanın çokta kötü bir şey olmadığına hatta çok iyi bir şey olduğuna inanmaya başladığım için büyük olasılıkla bir daha hesabımı aktif etmemeyi düşünüyorum yine de nasip.
Sadece fotoğrafçı arkadaşlarımın fotoğraflarını incelemek ve kendi sayfamı güncelleyebilmek adına aldığım hesabımı kullanıyorum şuan.
Allah hakkımızda hayırlı olanı nasip etsin:)

Dışarıda mis gibi bir hava var.
İstanbul beni çağırır sokaklarına
Bugün karagözlü yarim ile hasret giderme günüm:)

Sağlıkla kalınız