29 Mayıs 2013 Çarşamba

Fotoğraflarla Hayat

Uzun zamandır görüşemediğim fotoğraf grubundan Esra arkadaşımın daveti üzerine Redbull etkinliklerine gittik.Caddebostan'a kadar yürüdük.Arkadaşımın oğlu ve Furkan bu yürüyüşten oldukça yoruldu:)
Etkinlik alanına ulaştığımızda inanılmaz bir kalabalık ve sıcak bizi bekliyordu.
Bu tür etkinlikler için sahil şeridi kesinlikle kullanılmamalı veya etkinlik saati sıcak göz önünde bulundurularak ayarlanmalı. Biz etkinliğin başlamasını bile bekleyemeden Esra ile birlikte ayrıldık. Çocuklar zaten hiç oyalanmadan geldikleri onca yolu yine yürüyerek dönmüşler... Etkinliğe dair sadece bu paraşütçülerin fotoğrafı var elimde.

 Esra ile sohbet ettik, fotoğraf çektik ve bol bol yürüdük... Caddebostan klasiklerinden bu görüntüyü seviyorum.

 Suadiye'den trene binip soluğu Haydarpaşa garında aldık....

 Gar içerisinde bağdaş kurup yere oturdum gelip gideni çektim. Işık çok güzeldi..

 Bu kareleri çekerken çok eğlendik. Bu alandaki ışık gerçekten mükemmel!

 Gar içindeki keyifli çekimlerden sonra bu seferde raylar üzerinde bekleyen trenlere attık kendimizi. Burada da yine oldukça güzel zaman geçirdik.

En sonunda ayaklarımızı denize uzatıp bir ağaç gölgesi altında dinlenirken sohbet ederek günü bitirdik. Esra karşıya geçti ben kürkçü dükkanına döndüm...

Ortak zevklere sahip arkadaşlarla vakit su gibi akıp geçiyor, sıkılmıyorsunuz
Konuşacak o kadar çok konu var ki zaman yetmiyor.
Ortak zevklere sahip arkadaşlıklarda kişiler birbirini besliyor, geliştiriyor, büyütüyor.
Hayatımı renklendiren arkadaşlarım, iyi ki varsınız

Hafta sonu böyle dolu dolu geçince 3 gündür evden dışarı çıkmadan zaman geçiriyorum.
Bu akşam gitmeyi çok istediğim iki programa yorgunluk sebebiyle gidemiyorum.
Cemal Reşit Rey de uluslararası bir sempozyum var. İskender Pala ve İlber Oltaylı bu akşamki programın konuklarından.Üşenmeyip gitsem bana çok faydasının olacağını biliyorum ama balkona bile çıkmaya üşenen insan kalkıp Harbiye'ye nasıl gitsin:)

Bu hafta ev hanımı modunda yaşamaya niyetliyim...
Evde olmakta keyifli.



26 Mayıs 2013 Pazar

Kubbealtı, Süleymaniye, Mimar Sinan Ziyaretleri

Geçen hafta içinde Emin ile birlikte bisiklet sürmeye çıktık. Olabildiği kadar hıza ulaştığımız sırada Emin önüme atlayınca çarpmayayım diye frene basmak için ayağımı yere koymamla birlikte parmağımın acısını bütün bedenimde hissetmem bir oldu. Hızımızı kesmeden bisiklet sürmeye devam ettik.O günden beri parmağım ağrıyor üzerine basmakta zorlanıyorum. Bu durumda insanın evinde dinlenmesi gerekir ah ben bu bedene ettiğim eziyetlerin hesabını ahirette nasıl vereceğim bilinmez...

Cuma günü Salih yurt dışına gitti. Giderken de bahsetmiştim dün için Adapazarı'na gidecektim ama kendimi iyi hissetmeyince evde dinlenmeyi planlamıştım Mine'den gelen baştan çıkarıcı davet mesajını alıncaya kadar...
Mine'den gelen mesaj dolu dolu geçecek bir günün habercisiydi.
Çocukların kahvaltısını hazırladım... evi toparladım... akşam yemeğini hazırladım birde üzerine çayımı içip yola düştüm.

Önce çınar altında çaylarımızı içtik. Oradan Kubbealtı'na geçtik bahar konseri ile ruhumuzu besledik.
Konser sonrası soluğu Dostan restoranında aldık.Lezzetli bir yemekten sonra bu seferde Süleymaniye camisine gittik. İnanılmaz huzurlu ve ihtişamlı bir cami.Saatlerce zaman geçirip her bir detayda kaybolmak isterdim.Bir gün daha geniş bir zamanda gidip uzunca vakit geçirmeyi istiyorum inşallah.

Süleymaniye'de geçen ruha şifa saatlerden sonra bu seferde Mimar Sinan kafesine doğru yol aldık. Burada sadece fotoğraf çektik.Bir gün şerbet içmek için ayrıca gideceğim..

Dün böyle güzel zamanları yudum yudum içtikten sonra kürkçü dükkanına saat 21'de ancak ulaşabildim.
Bugünde oldukça yorucu ama yine çok eğlendiğim bir gün geçirdik.
Onuda yarın akşama nasipse paylaşacağım.

Bu arada şu esnaf odasında ki icralık olan borçla ilgili görüştük indirim yaptılar.
Uğraşırsam hiç ödemeden de işin içinden kurtulabilirim gibi görünüyor ama şu günlerde hiç onunla uğraşacak gücüm yok dua etsinler:)

Söz fotoğraflarda...














22 Mayıs 2013 Çarşamba

Nefes Almaya İhtiyacım Var



Geldi mi üst üste gelir ya işte hayat benim için bugünlerde öyle
Allah sağlık versin hepsi nasıl olsa geçer diyorum
Aklım, nerede ne zaman çektiğimi bile hatırlamadığım yukarıdaki fotoğraftaki gibi soru işaretleriyle dolu
Beynimin içinde onlarca, yüzlerce sorular yankılanıyor
Cevaplar arıyorum
Değerli bir dostumun "arada suların bulanması iyidir durulmak için" sözünü hatırlıyorum.
Sorgulamalar başlamışsa elbet cevapları da bulunacaktır.

Bugünlerde canımı sıkan konuların liste başını dün eve geldiğimde karşılaştığım icra tebligatı yer alıyor.
2003 yılında esnaf ve sanatkarlar odasına kaydolmuştum.
Niye kayıt oldum onu bile bilmiyorum
Muhasebeci öyle yönlendirmişti sanki
Kapanış işlerini muhasebeci takip etmişti ama odaya kayıt silinmemiş
Yıllık aidat borçları birikmiş 4 gün içerisinde ödeme yapmam gerekiyor -tebligat bana geç ulaştı-
Ödemeyeceğim...Hapiste ziyaretime beklerim diye takılıyorum kızlara
Mevzuatı okudum.
8. madde de şöyle bir açıklama yer alıyor
d) Vergi mükellefiyetini sildirenlerden altı ay içinde tekrar vergi mükellefiyeti tesis ettirmeyenler.

Üyelikleri silinmeliymiş           
Belki bu sebepten borçları ödemem veya indirim yapılır
Neyse umarım bir şekilde çözebilirim sorunu.
Bu dünya imtihan dünyası
Rahat huzur Cennette... 
burası çile yurdu sürgün yeri olacak bu kadar...

Çıkıp paşa paşa borcumu ödeyeyim sonrasında çıkıp deniz kenarına gidip Sengul ablamı anarak dertleri denize atıp evime huzurla döneyim inşallah

Allah kalplerimize huzur, bedenimize sağlık versin her şey hallolur:)