16 Aralık 2012 Pazar

Sen Benden Geçtin Ama Ben Senden Geçemiyom

Bugün öğleye kadar tembellik yaptıktan sonra hamaratlığım tuttu mutfaktan çıkmadım...Önce portakal reçeli yaptım ardından kivi reçeli.Hadi madem başladın birde vişne reçeli yap, dedim kendime...Onuda yaptım.
Bu kadarlada yetinmedim bisküvili sakızlı muhallebi yapasım vardı o da eksik kaşmasın dedim:)
Yok, bu kadar değil birde canım pişi -bizdeki ismi farklıdır bunun- isteyince onuda yaptım.
 
Tüm bunları yaparken Kıraç'ın  şu söylediği güzel türküyü dilimden hiç düşürmedim.Hani tamamını bilip söylesem dert değil sadece "sen benden geçtin ama ben senden geçemiyom" sözünü tekrar tekrar bıkıp usanmadan keyifle söyledim...Ama ev halkı benim kadar keyif almadı isyan çıkarıyordu:)))Bu türkünün dilime dolanma sebebide son günlerde sadece Kıraç'n yanlış hatırlamıyorsam 2009 yılında çıkardığı gabriyeli albümünü dinlemem sebebiyledir.Gariptir ben bu albümünü daha yeni keşfettim...
 
Neyse yaptıklarımı fotoğraflarıyla anlatayım artık:)
 
 Görüntü nefis fakat henüz tadına bakan olmadı.Zaten ben yaparken Salih yanımdaydı içine koyduklarımı gördükçe "ben bunu hayatta yemem!! bu ne böyle" dedi:) Sakızlı muhallebiye süt, un ilavesi yaptım.İçerisine uzun zamandır sofraya gelip giden ama kimsenin dokunmadığı çikolata, bir paket kremşanti, portakal kabuğu rendesi ve bisküvi koydum.Dışınıda böyle süsledim...İnsan en azından görüntünün güzelliği hatrına tadına bakar ama değil mi:)bakmadılar henüz....

 Gecenin bu vakti ben bu fotoğraftakileri tükettim.Nasıl olsa yarın sabah spora başlıyorum sorun olmaz dedim:)

Kivi reçelini Cahide Jibek'in sayfasında gördüğümde yapmayı istemiştim ama bir türlü bugüne kadar yapmak nasip olmadı. Kivinin çekirdekleri ağızda hoş bir tat bırakıyor.Karanfil aroması reçele hoş bir koku veriyor.
Portakal reçelini dün bir çok bloğu ziyaret ederek öğrenmeye çalıştım.Baktım arkadaşların hepsi farklı farklı yapmış bende hepsinden biraz esinlenip kendime göre hazırladım.Kabuklarındaki acı tadın gitmesi için biraz daha suda bekletmek faydalı olacakmış yinede tadı ve kokusu nefis...
Vişne reçelini de yazın dolaba koyduğum vişnelerden yaptım....

Normalde bizim evde bu tabak en az 15 gün sofraya gelir gider kimse reçel yemez.Benimde öyle çok yediğim söylenemez.Şekerim çok sık düşüyor ve bazen şeker krizine girebiliyorum o zamanlarda evde farklı reçellerin olmasını seviyorum.Markette kaç kez hazır reçel reyonuna gittim geldim yok, bir türlü alamadım.Özellikle renklendirmek için kullandıkları böcekleri gördüğümden beri kırmızı renkli hiç bir şeyi hazır alamaz oldum...

Allah'ım bu hamaratlığım hep devam etse ne iyi olur, diyorum da çok sürmez sabah uyandığımda bu hamaratlıktan eser kalmamış olacaktır kesin:))

Yeni haftanın cümlemize sağlık, huzur, mutluluk, bolluk ve breket getirmesi dileğiyle....

15 Aralık 2012 Cumartesi

Yeğenlerimin Fotoğrafları


En başa son halini koyarak başlayayım da yeniden nazar değmesin kuzuya:)

Halası her gittiği yere makinesini de yanında götürünce döneceği son gün bir fırsatını bulup yeğeninin fotoğraflarını çekmek ister.Bir kaç kare fotoğrafını çeker.Ekranda gördüğü her karede mutlu olur.Velet çok tatlıdır fotoğrafları görenler MAŞALLAH eşliğinde sever ama nafile akacak kana mani olamazlar...Babasının elinden kurtulup peltek peltek koşmaya çalışan velet yüzü koyun çakıllı yola düşer...Ama ne düşme! burun, ağız gitmiştir.Ağzının içine küçük çakıl taşları dolmuş, alnında koca bir yumru oluşmuştur.Kıyamam kuzuya içim gitti...Ama buna rağmen yaralı fotoğrafını da çekmeyi ihmal etmedim.Bu bakış "hala git başımdan başıma gelenlerin sebebi sensin... yetmez gibi ben can acısı çekerken sen ne derdindesin" bakışıydı kesin:)





 Bu tatlı velet amcamın torunu olur....Rahmetli amcam göremedi...İlk torunu amcamın maşallah çok tatlı kendisi....Yarım saat kadar birlikte vakit geçirdik.Fotoğraf çektik.En son hadi gidiyoruz diye dedemlere doğru yürürken "çekime nerede devam edeceğiz" dediğinde bittim resmen:) velet modelliğe fena kaptırmış kendini:)



14 Aralık 2012 Cuma

Eyüp, Eminönü Arası

Geçen hafta Cuma günü yurt dışından gelen arkadaşımla birlikte sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Eyüp'te buluştuk.Öğleye kadar Eyüp'te vakit geçirdik öğle vakti Eminönü tarafına geçtik.
O güne ait fotoğraflara sözü bırakayım

Hayırlı Cumalar