15 Ocak 2013 Salı

Bana Bir Haller Oldu

Ananem rahmetli "çocuğun mu var, derdin var!!" derdi

O vakitler anneannem çok konuşuyor diye rahatsızlık duyardım ama şimdi anlıyorum ki boşa konuşmuyormuş.Tabi o zamanlar doğru söylediğini nereden bileceğim yaş 11-12:)
Bugünlerde çocukların dertleri beni bir hayli yoruyor.
Yeni bir kitap aldım içerisinde depresyon testi var.Yaptım testi, ağır vakıa çıktım:))
Ahh aaahh bu çocuklar ömür törpüsü:) Allah cümlesine sağlık versin, dermansız dertlerle uğraştırmasın bugünlerde geçer diyelim:)

 O eski tembel Ays gitti...Yerine bir anı bir anını tutmayan garip birini gönderdi.
Mesela öğleye kadar sadece çay içip vakit öldüren insan birden yerinde durmadan sürekli bir şeylerle uğraşan, uğraştıkça daha fazla kendine iş çıkartan hamarat birine dönüşüyor.Yok, bu kadın beni korkutmaya başladı:))

Mesela bu içli köftenin iç malzemesini hazırlarken soğanları kıyma işlemi acayip güzeldi.Kesme tahtasının üzerindeki soğanlar beni kızdıran insanların suretinde görünüyordu.İnce ince kıydıkca kıyasım geliyordu:))
Tek kötü tarafı soğanın elde bıraktığı o iğrenç kokuyla kursa gitmekti...Kaç kez lavaboya gidip ellerimi yıkadım ama banamısın demedi...
Yemek yapmanın benim üzerimde rahatlatıcı, sakinleştirici bir etkisi var.
 Hamur yoğurmak....
Birine kızdığınızda tavsiye ederim hamur yoğurun!! üzerinizdeki negatif enerjiyi olumluya çeviriyor...
Hamuru yoğurma işlemi de soğan kıyma işleminden farksız.
Burada da hamur kıvama gelsin diye tezgaha vururken hamur gözlerimin önünde kayboluyor, yerine beni öfkelendiren insanların hayali çıkıp geliyor. Allah'ım sonrasında o hamuru yoğurmak nasıl güzel oluyor tarif edemem...
Kıydınız, vurdunuz, yoğurdunuz rahatladınız mı?
Tamam artık güzel bir tatlıyı hak ettik:)
Şekerli hamurla uğraşırken içerisine bütün güzel duyguları katmak gerekiyor ki lezzetli olsun..

Helede kakaolu hamurlarla uğraşırken yüreğinizin sevgiyle dolması gerekiyor ki tadanların damağında baldan tatlı bir lezzet bıraksın.

Bugün kursa gitmeden son anda kalkıp 3 saat içerisinde burada görülen yiyeceklerle uğraştım.
Ah her zaman böyle hamarat olsam ne güzel olurdu:)
Yada çocuklara ve arkadaşlarıma söyleyeyim sık sık beni kızdırsınlar:))

Neyse geleyim yiyeceklere...
Bu ruh haliyle hazırlanan içli köfte harici yiyeceklerden kursa götürdüm.Arkadaşlar beğendi.
Özellikle portakal marmelatlı kurabiye çok sevildi. Kurabiyenin tarifi Cahide Jibek'ten

Gecenin ilerleyen saatlerinde güzel yorumlarınıza döneceğim inşallah.Şimdi başımda kedinin ciğere baktığı gibi bilgisayarıma göz dikmiş bir velet beni beklemekte:)

14 Ocak 2013 Pazartesi

Sevgili "ADSIZ" Kardeşim

Saat bir hayli geç olmuş çok acele yazıp kaçayım

Bugüne kadar yorum bölümünü herkese açık yaptım ve onay seçeneğini devre dışı bıraktım.

Yaklaşık bir iki aydır "adsız" arkadaşın biri sürekli spam mesajlar gönderip duruyor
Nasıl başarıyorsa yorumlarda bu mesajlar görünüyor.
Site linki vermese yine dert edinmem ama olaki yanlışlıkla o siteye herhangi biri tıklayıp tuzağa düşse al başına belayı
Yazık günahtır!
O tuzağa en başta düşecek zat ben oluyorum:)
Bu sebeple yorumlarda onay seçeneğini aktifleştirdim

Adsız kardeşim,
birbirimizi yormayalım!!!
Bundan sonra yorumların görünmeyecek,
Direk silinecektir bilgilerine arz olunur:)))


11 Ocak 2013 Cuma

Buz Pistine Dönen Balat Sokaklarında Fotoğraf Çekimi

Dün sabah yine düştüm yollara...Yola çıkmadan önce hani bir şey olsa da iptal edilse hiç dışarı çıkmasam, diye çok istediğimi kabul ediyorum:)
Benim içimden böyle bir istek geçtiğinde dışarı çıkmamam hakkımda hayırlı oluyor, denedim test ettim ama yinede akıllanmadım:)

Söz vermiştim, çıkmalıydım....
Dışarı çıkma sebebim bu fotoğraftaki güzellik...

 Lemanur bir kaç hafta önce fotoğraflarını çekmemi istemişti ama bir türlü zaman konusunu ayarlayamadık.Onun uygun olduğunda ben olmadım, ben uygun olduğumda bu seferde ona uymadı...

Dün Cumhur ve arkadaşı ile birlikte Balat'a gitmeye karar verince Lemanur'da kabul etti hep birlikte gittik...Yakın çekim fotoğraflarını photoshopta düzenledikten sonra ekleyeceğim sayfaya. Bilgisayarımı değiştirince programlar silindi maalesef...
 Gezimiz Eminönü'n de Sarıyer börekçisinde başladı...
Daha sonra yürüyerek Balat'a gitmeyi planlayan Cumhur benim ısrarım karşısında vazgeçip taksi ile Balat'a ulaştık.Abla, bari bir yerde söyleme rezil oluruz, dedi:))
Ne yapayım yaşlıyım, hastayım, onca mesafeyi yürüyerek gidip dönemezdim:)


Balat'a ulaştığımızda sokaklar buz pisti gibiydi.Yürümek inanılmaz zordu. Düşmemek için büyük çaba harcayarak yürümeye çalıştık.Yer yer çok zorlandık..


 Balata gidenler bilir bu yokuşu...Öyle dik bir yokuştur ki normalde bile oradan çıkmak yorar insanı.İşte bu yokuşta bir turist kalmış, inemiyor aşağıya.İnmeyi bırakın kadın adım bile atamıyor.Atsa anında yokuştan aşağıya hızla kayacak:))Cumhur kardeşim, gitti ablamızın elinden tuttu aşağıya kadar indirdi:)
Ablamız indi fakat bizim bu buz tutmuş yokuştan nasıl çıkacağımız muamma:)
Yol kenarındaki evlerin demirlerinden tutunarak güç bela çıktık yokuşu...


 Kimi bu olumsuz şartlarda biz gibi fotoğraf çekmeye çıkar...
Kimileri de bu amca gibi ibadeti için düşer yollara...



Biz Lemanur ile el ele tutuşmuş yokuştan aşağıya inmeye çalışıyoruz. Dilek arkadaşımız yukarı bakarak fotoğraf çekmeye çalışıyor... Cumhur ise Dilek'in yanına gitmeye uğraşırken ayağı kaydığında haline güldüm.Sen misin gülen? anında  ayağım kayıp dengemi kaybedip düşmem bir oldu. Öyle böyle değil çok fena düştüm.Kemiklerim bir kaç yerinden kırılmış gibi ellerim ve ayağımda acı hissediyordum.Düşen her kim olursa olsun ben gülüyorum arkadaş! bizimkiler endişeli gözlerle bana bakarken ben halime gülmekten olduğumda yerden kalkamıyordum.Cumhur, güya yardıma geliyormuş gibi yapıp fotoğraflarımı çekiyordu, gıcık n'olacak:)

Hem soğuktan hemde düşerken oluşan sorun sebebiyle sol elimi hissetmekte zorlanıyordum.Normal biri bu şartlarda bir kenara geçer dinlenir değil mi?
Ama ben ne yaptım?
Arkadaşlarımın yanına geçip bu yaşlı teyze ve torununu çekmeye devam ettim:))

 Bundan sonraki fotoğraflarda gezinin devamında çekilenlerden oluşuyor





Balat'a giderken büyük sözü dinleyen Cumhur, dönüş yolunda kendi sözünü dinletip sahil kenarında kar topu oynayarak -gençler oynadı ben onları seyrettim fotoğraf çektim- Eminönü'ne kadar bizi yürüttü sağ olsun!! :)

Lemanur ile çekim yapmak güzeldi.Yanımda Cumhur ve Dilek gibi arkadaşların olması çok daha güzeldi.
Arkadaş dediğime bakmayın hepsi çoluk çocuk
Dilek'de benim veletten 3 yaş büyükmüş:)