10 Şubat 2012 Cuma

Ben ve İnternet Arkadaşlarım

Bu hafta Zeliha arkadaşımızla ilk kez telefonla görüştük:) Bizim konuşmamıza şahit olan Melike yine kıskançlık yaptı...İlk görüşmeye göre çok fazla samimiymişiz:)

Benim internet yolculuğumdan Zeliha'ya çok kısa bahsedince bu konuda yazmak istedim.

2003 yılında bir yakınımın çocuğunun hastalığı hakkında bilgi araştırırken yolum bir siteye düşmüştü.
Forumda herkes birbirini tanıyor gibiydi.
Çok samimi bir ortam vardı imrenmiştim.
Geneli çalışan annelerden oluşuyordu sandım ki ev hanımı olanlar forumlara katılamaz:))
Bir kaç gün takip ettikten sonra ben bu siteyi unutup gittim...
Bir kaç ay sonra ruhsal olarak kendimi çok kötü hissettiğim bir dönemde tesadüfen yine aynı site ile karşılaştım.
Forumlara selam verip balıklama daldım.
Bu arada işe başlamıştım:)

Önce forumlarda yazışıyorduk.
Daha sonraları yazı ile yetinmeyip telefonla görüşmeler başladı.
Devamında yapılan organizasyonlarla buluştuk, kaynaştık.
Sanki yıllardır birbirini tanıyan dostlar gibiydi ilk karşılaşmalarımız.
Çok kalabalık bir topluluktuk.
Hayata baktığımız pencerelerin farklı olması,
İnançlarımızın birbirine zıt olması zaman zaman anlaşmazlıklara yol açıp hararetli tartışmalar yaşasak da görüştüğümüzde bu tartışmalar hiç olmamış gibi sarmaş dolaş olabiliyorduk:)

Biz bu kalabalık toplulukla neler neler yapmadık ki

Sezen Aksu gecesi adını verdiğimiz geceler organize edip sabaha kadar sezen şarkıları eşliğinde sohbetler ettik.

Kalktık Aynur arkadaşımla ikimiz profilinde lise yıllarından kalma bir fotoğrafı olan Manisa da yaşayan arkadaşımızı ziyarete gittik.
Tam bir cesaret örneği:)))
Hiç yüzlerini görmediğimiz yetmiyor gibi genele açık bir yerde gezi programı yaptık.
Arkadaşın eşi bizi otogardan almaya gelecekti.
Başka birinin peşine takılıp gitme korkusuyla sadece arkadaşlarımızın bildiği sorular hazırladık.
Ama otogarda yanımıza gülerek gelen adama gülüp düştük peşine:))
Taksinin arka koltuğunda Aynur ile birbirimize bakıp gülen yüzümüzü hala hatırlıyorum.
Şuan o arka koltuktaki halimiz gözümün önüne geldiğinde kurbanlık koyunlara benzetiyorum bizi:)
Aynur'un başka çılgınlıkları sonradan belki olmuştur ama benim hayatımın şuana kadarki tek çılgınlığıydı bu gezi...
O gün yalnız gitmemize izin veren eşim bugün olsa asla izin vermeyeceğini söylüyor:))

Yine aynı siteden arkadaşlarla birlik olduk.
Fikirtepe'de eşini kaybetmiş bir anneye yardımda bulunduk.
Evin ihtiyaçlarını karşılayan evin büyük oğlu geride yeni doğmuş bebeğini bırakıp askere gitmiş.
Oturmak için ince bir sünger parçası dışında doğru düzgün bir şeyleri yok.
Aramızda para topladık.
Aileye iki kanepe aldık.
Mutfak ihtiyaçlarını karşıladık.
Abisi askere gidince okulu bırakıp çalışmak zorunda olan küçücük çocuğu okula göndermemelerini aylık evin ihtiyaçlarını ve o çocuğun okul masraflarını seve seve karşılamak istedik ama anne kabul etmedi.
Konfeksiyonda çalışarak o çocuğun getirdiği üç beş kuruşu tercih edince  kızdık anneye bir daha uğramadık.

Bolu'da depremzedelere yardım yapma kararı verdik.
Yine kendi aramızda para toparladık.
Aynur'un eniştesi ile Eminönü'nde esnafları dolaştık çok düşük fiyatlarla elimizdeki paralarla kıyafet, montlar aldık.
Tabi Aynur'un eniştesi ve esnafın desteği olmasa biz o kadar az parayla asla o ürünleri alamazdık.
Bütün arkadaşlarımız çok fazla destekte bulununca karda çocukların giymesi için tam 310 bot için bir firma ile anlaştık.
Bütün kıyafetleri sabaha kadar tek tek paketledik.Üzerlerine isimleri yazdık

Yardımları 6 arkadaş birlikte götürdük.
Bir çok evi ziyaret ettik, hediyeleri kendimiz verdik.
Bizim için en güzel ödül çocukların yüzünde gördüğümüz mutluluktu
Ama Düzce valisi ve şuan hatırlayamadığım bazı yetkililerde gelerek teşekkür etmişlerdi.



Ben o dönem bir grupla çocuk esirgeme ziyaretine başlamıştım.
Sonra tek başıma yola devam edip çocuk esirgemede ki çocuklarımızla her hafta mutfak etkinliği düzenlemeye başladık.
Her hafta bir grup çocukla yuvanın mutfağında bir şeyler yapıp yiyerek vakit geçirir olduk.
Yine böyle bir hafta çocuklardan biri "Ayşegül abla benim hiç doğum günüm kutlanmadı.Biz her ay topluca kutluyoruz" gibisinden konuşunca arkadaşlarla karar verdik her ay doğum günü olan çocuklarımızın doğum gününü kutlamaya başladık.

İlk kutlama da 85 liramız vardı.
Pastayı ben kendim yaptım.
Paralarla da hediyeleri aldık.
Bu, zamanla daha geniş organizasyonlara vesile oldu.
Kısıtlı bir bütçe ile başladığımız kutlamalar 2 yıl sürdü.
Kutlamalar ilk yıl yuvada yapıldı.
Sonraki yıl doğum günü olan çocuklarımızı alıp dışarı çıkararak yemek, sinema, park gibi etkinliklerle kutlar olduk.
Yurt dışındaki arkadaşlarımız çocuklarımıza hediyeler gönderdiler.
Mektuplar yazdılar.
Bütün yuva ile piknikler yaptık.
Yuvanın bahçesinde döner günü düzenledik.

Ben daha sonra site yönetimine kızgınlığımdan 2006 (tarihten tam emin değilim) yılında siteden ayrıldım.
Yuva ziyaretlerine çok istememe rağmen devam edemedim(bir kaç kişi ile bu kutlamaların altından kalkmak çok zordu) .
Çocuklar her gördüğünde doğum günlerini hatırlatıp ne zaman kutlayacağımızı soruyorlardı.
Onlara artık kutlamaları yapamayacağımızı söylediğimde gördüğüm yüzler kendimi rahatsız hissetmeme neden oluyordu.
Bir zamanlar yuvaya bir iki kez gelip çocukların kendilerine yakınlaşmasına izin verip sonrada ortadan kaybolan insanlara kızan Ayşegül de tıpkı o kızdığı insanlar gibi yaptı ve tamamen yuvadan uzaklaştı maalesef...

Bizler nette tanışmış bir grup anneydik.
Çok güzel dostluklar grup, güzel işler yaptık:)

Ne kadar kızarsam kızayım bana böyle güzel dostlukları kazanmama vesile oldukları için Yeşim ve Murat'a her zaman teşekkür ediyorum.
Siteden ayrılmış olsam da hala görüşüyorum arkadaşlarımla.
Hepsinin yeri ayrıdır yüreğimde.
Hepsi özel, hepsi güzeldir:)

Ben bütün bunları internet arkadaşlıklarına çok kötü bakılan bir zamanda yaptım.
İmalı laflar duydum.
Eleştirildim.
Yargılandım.
Ama her zaman ben neysem o olmaya devam ettim.
Kimseye kendimi beğendirmek gibi bir çabam olmadı.
Yaşadığım hiç bir şeyden pişmanlığım yok 
iyi ki yolum bu siteye düşmüş ve bu güzel insanları tanımışım diyorum....

Bu kadar gevezelik yeter diyor kaçıyorum:)
Benim velet "anneee yeteer" diye isyan etmekte:)







8 yorum:

  1. Öncelikle,final sözelrinden aklıma gelmişken"İmalı laflar duydum.
    Eleştirildim.
    Yargılandım"diyorsun ya, meyve veren ağaç taşlanır la sözümü başlamak isterim:) o dedi bu dediyle kafa yormak yalnızca zaman kaybıdır,bu bağlamda yaptığın bu sosyal etkinliğinden dolayı kutluyorum.Sevgilerimi yolluyor mutlu bir hafta sonu diliyorum.İyi geceler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle haklısınız.
      Başkalarının sözlerini düşünerek hayat yaşayanların bir çok şeyi kaçırdığını düşünüyorum.

      Sevgilerimle:)

      Sil
  2. evet evet bende o bahsettiklerinden biriyim. seni, vefani anlatacak kelime ben bulamiyorum aysegulcum. Hersey bir yana bana evini acman gunlerini bana ayirman beni en cok gecen yaz arabana atlayip yanima gelmen etkiledi. Zamanla internetten tanistigimizi unuttum bile. ben seni tanimakla cok iyi birsey yapmisim kisacasi arkadasim. Ayse hollanda

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım beniiim:))

      Sen Gebze'de olmasaydın senin sayende Adapazarı'nı görecektim:)
      Dostluğumuz daim olsun canım.
      Senin ve Mehmet abinin hakkını ödeyemem:)

      Sil
  3. Ayşegül'cüm inan bana sana bir kez daha hayran oldum..
    Böylesine faydalı,hayırlı işler yapmak herkese nasip olmuyor,hele ki bu zamanda.
    Ben de hep istemişimdir bir çocuk esirgeme kurumuna gitmeyi,ordaki çocuklarla tanışmayı,fakat yanıma bir arkadaş bulamadığımdan hep ertelenmiştir bu düşüncem.
    Şimdi diyorum ki,keşke yakın olsaydık :)
    Konuştuklarımız ve yazdıklarını birleştirince tam da aradığım insan diyorum :)
    Bana da garip gelirdi açıkçası net arkadaşlıkları,sanal bulurdum ,fakat birebir yaşayınca gördüm ki bu karşına çıkan kişilerle ilgili.
    Ben çok şanslıyım ne güzel insanlar tanıdım.Dilerim birgün yüzyüze görüşürüz ve arkadaşlığımız daimi olur.
    Ve umarım eşin seni buraya gönderir.:)
    Melike'ye de çok selamlar. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zeliha'cım bende bir zamanlar senin gibiydim.
      Gitmek isterdim ama yalnız olduğum için tek başıma cesaret edemezdim.
      Mevla bir şeyleri vesile kıldı isteğimi yaşama şansı verdi.
      Ama hayatımın en vefasız olduğum konudur bu.
      Devamını getirememek üzücü...

      İnşallah bir gün görüşeceğiz diye inanıyorum:))

      Sil
  4. ne kadar güzel şeyler başarmışsın, umarım bu kadar güzelliği yapmak bze de nasip olur, karşılıksız iyilikten güzeli var mı ki dünyada...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amiiin:)

      Beklentisiz olan her şey ruha, gönle şifa oluyor...

      Sevgilerimle:)

      Sil